MAHKEMESİ: Tire İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/06/2013
NUMARASI: 2012/107-2013/72
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 06.08.2012 tarihinde Tire İcra Müdürlüğü'nün 2011/2557 sayılı dosyasında borçlu M..T.. aleyhine yapılan haciz esnasında davacıya ait olan 10 adet büyükbaş hayvanın haczedilerek yediemin olarak davacının annesine bırakıldığını, haciz konusu hayvanların davacıya ait olduğunu iddia ederek istihkak iddiasının kabulü ile hayvanlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın süresinde olmadığını, ödeme emrinin tebliğinin mahcuzların bulunduğu adreste bizzat borçluya yapıldığını, haciz işleminin borçlunun evinde yapıldığını, istihkak iddiasında bulunan davacının borçlunun oğlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının takip borçlusu M..T.. 'ın oğlu olduğu, dava konusu haczin tarafların birlikte oturdukları köy içerisindeki evde yapıldığı, İİK'nun .97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, haczedilen hayvanların borçluya ait olmayıp onunla birlikte yaşayan oğlu olan üçüncü kişi davacıya ait olduğunun üçüncü kişi tarafından ispatlanması gerektiği, her ne kadar İlçe Tarım Müdürlüğü'nce gönderilen mahcuz hayvanların kulak numaraları uyarınca davacıya ait olduğu bildirilmiş ise de, davacının babasının da çiftçi olduğu, bir kısım hayvanların ona ait olduğunun tespit edildiği, davacının babası ile tek erkek evlat olarak oturmakta olduğu ve birlikte çalıştıkları, kendisine ait ayrı bir kazancı ve mal varlığı bulunduğu hususunun ispatlanamadığı, yöresel adetlere göre evin büyük oğlu olan davacının babasının emekli olması ile onun işlerini devraldığı, hayvanların bakımını üstlendiği ve tarım ilçe müdürlüğüne bildirimin de desteklemeden yararlanmak amacıyla olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. ve devamı maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
6100 sayılı HMK'nun “İspat ve deliller” başlıklı dördüncü kısmının dördüncü bölümü “tanık” delilini düzenlemektedir. Anılan Kanun'un 254. maddesi tanığın kimliğinin tespiti konusunu düzenlemekte olup, “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur.” hükmünü taşımaktadır. Temyize konu davada, dava dilekçesinin deliller bölümünde adı yazılı tanıklar H.. Y.. ve Nejat Silci'nin dinlenmesine karar verilmiş ve tanıklardan biri 08.05.2013 tarihli 3 nolu celsede dinlenmiştir. Ne var ki Mahkemece, tanık dinlemesi 6100 sayılı yasada belirtilen usullere uygun yapılmamıştır. Zira 3 nolu celse tutanağının incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, tanığın adı soyadı dahi tutanağa yansıtılmamıştır. Bu doğrultuda; mahkemece, 6100 sayılı Yasa'nın 254. maddesinde düzenlenen usule uygun bir tanık dinlemesi yapılmadığı açıktır.
Öte yandan; Dava konusu haciz, borçluya ait ahırda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi, borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, haczedilen hayvanların kendisine ait olduğunu, kendisine ait işletmeye kayıtlı bulunduğunu iddia etmektedir. Mahkemece Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak hacze konu hayvanların kime ait olduğunun bildirilmesi istenmiş, Kurumdan gelen yazı cevabına göre de hayvanların davacıya ait olduğu bilgisinin mahkemeye gönderildiği anlaşılmıştır. Ancak bu yönde yapılan araştırma dava konusu olayı aydınlatma noktasında yeterli değildir.
Bu durumda Mahkemece; öncelikle, 3 nolu celsede dinlenen tanığın N..S.. mi yoksa H.. Y..'mu olduğunun belirlenerek tanığın 6100 sayılı HMK'nın tanıkla ilgili düzenlemeleri dikkate alınarak usulüne uygun biçimde yeniden dinlenerek, dava konusu olayla ilgili bilgi ve görgüsüne başvurulmalıdır. Ayrıca, hacze konu hayvanların doğumundan bu yana, ilk hayvan pasaportu tesis tarihinden itibaren kim adına kayıtlı olduğunun, davacıya intikal sebep ve tarihlerinin ayrıntılı bir şekilde araştırılarak oluşacak sonuca göre muvazaanın bulunup bulunmadığı ve üçüncü kişinin mülkiyet karinesinin aksini kanıtlayıp kanıtlayamadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.