MAHKEMESİ: İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/02/2013
NUMARASI: 2011/253-2013/94
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı alacaklının Bursa 8 İcra Müdürlüğü'nün 2011/1494 esas sayılı icra takip dosyası ile borçlular A.. Turizm Otelcilik San. ve Tic. Ltd. Şti., Esat Gökçe ve A.. P..hakkında ihtiyati haciz kararı almak suretiyle icra takibi başlattığını, alınan ihtiyati haciz kararı gereği bir kısım borçluların adresinde menkul haczi yapılmak istendiğini, ancak borçluların adreslerinde bulunmayışı sebebiyle haciz işleminin gerçekleştirilemediğini, alacaklının internette yaptığı araştırma sonucu, borçlulardan A... Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti'nin geçmişte işletmiş olduğu otel olan "H... Palace" adlı otel ile aynı ismi taşıyan bir otelin halen "Ç.. E.. S.. Mh. E.. Sk. No;.. Ç.. Fatih" adresinde faaliyet gösterdiğini tespit ettiğini, bu otelde 31/01/2011 tarihinde haciz tatbik edildiğini, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/35 talimat sayılı takip dosyasında müvekkili şirket tarafından işletilmekte olan "H.. Palace "isimli otelde yapılan menkul haczinin yegane nedeninin otel isimlerindeki benzerlik olduğunu, ancak bu oteli işleten ticari şirketlerin tamamen farklı şirketler olduğunu, mülkiyet karinesinin 3. kişi konumundaki müvekkillerinin lehine olduğunu bu nedenlerle istihkak iddialarının kabulu ile mülkiyeti müvekkillerine ait olan mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına ve kendilerine iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-alacaklı vekili, borçlu şirket ile davacı şirket arasında muvazaa bulunduğunu, borçlu şirketin kaşesindeki "H.. Palas" ismi ile istihkak iddiacısının ismi ve işletmenin aynı olduğunu, davacı şirket yetkililerinin kartvizitlerinde iletişim adresi olarak kullandıkları adresin borçlu şirketin firma kaşesinin altında kullandığı ünvan ile aynı olduğunu, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/376 talimat sayılı dosyasında yapılan haciz işlemlerinde borçlu şirket ve yetkilisine ait belgelerin haciz mahallinde bulunması, davacı ile borçlunun ortak işletme ünvanı olarak "Hotel Adonis Palas" ismini kullandıklarının ortaya çıkması ile birlikte davacı şirketin kendilerine çek verdiğini ve bu sebeple diğer dosya borcunun kapandığını, bu durumun dahi taraflar arasındaki muvazaayı gösterdiğini, yine davacı ve borçlu şirketin aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı bulunduğu adreslere gidildiğini ancak bulunamadığını, icra takibinde borçluya yapılan tebligatların bila tebliğ döndüğünü, davacı firmanın borçlunun ödeme güçlüğüne düşmesi ile birlikte alacaklılardan mal kaçırmasına ve ticari faaliyetini davacı şirket üzerinden yürütmesine hizmet etmek amacıyla 2010 yılında kurulan bir firma olduğunu, kira kontratı, vergi levhası gibi belgelerin gerçek hak sahibini göstermeyen belgeler olduğunu savunarak davanın reddi ile davacının %40'tan az olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 31/01/2011 tarihli haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunmadığı, haciz adresinin davacı 3. şahıs şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki tescilli adresi olduğu, borçlu şirketin tescilli adresi ise “B.. Mh. K.. cd. No;... Sultanahmet” olup, borçlu şirket ile davacı şirket arasında ticaret sicil kayıtlarındaki ortak ve yetkililerinin ve adreslerinin birbirinden farklı olduğu, bu nedenle hacizli menkullerin davacı 3. şahıs elinde haciz edildiğinin kabulü gerektiği, bu halde ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu ve alacaklıya İİK.nun 99 maddesi uyarınca süre verilmesi gerektiği halde, İİK. 97'ye göre işlem yapılmasının sonuca etkili olmadığı, bu karinenin aksini ispat külfetinin davalıya ait olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile de haciz tutanağının 1- 4-6 ve 15. sırasında kayıtlı menkullerin davacı kayıtlarında mevcut olduğu, diğer menkullerin borçluya ait olduğu yönünde davalı alacaklının delil ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davaya konu menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu olayda öncelikle, mülkiyet karinesinin hangi taraf lehine olduğunun ve dolayısıyla davada ispat yükünün hangi tarafa ait bulunduğunun belirlenmesi gerekir.
İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2011/35 talimat sayılı dosyasının incelenmesinden; haczin davacı şirketin ticaret sicilinde tescilli bulunan “E.. S.. mah. E..sok. No: .. Çemberlitaş-İstanbul” adresinde yapıldığı, borçlu şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki adresinin haczin yapıldığı adres olmadığı, haciz sırasında borçlu şirket vekilinin hazır bulunmadığı, mahalde davacı şirket yetkilisi G.. Ö..'ın hazır bulunduğu görülmektedir. Anılan dosyada bulunan 31.01.2011 tarihli haciz tutanağının 2. sayfasında, davacı vekilinin İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/376 talimat sayılı dosyası üzerinden aynı yere hacze gelindiğini ve yapılan araştırmada borçlu şirkete ve şirket ortağı Engin'e ait bir takım belgelerin bulunduğunu beyan ettiği görülmüş, davalı alacaklının 31.03.2011 tarihli cevap dilekçesinde de delil olarak İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/376 talimat sayılı dosyasını gösterdiği tespit edilmiştir. Eldeki davaya dayanak takip dosyası fotokopileri içinde İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/376 talimat sayılı dosyasında düzenlenen 05.08.2010 tarihli haciz tutanağı bulunmakta olup, buna göre davalı borçlu A. ....Ltd Şti'ne karşı başlatılan takip sonucu 05.08.2010 tarihinde "E.. S.. mah. E.. sok. No: .. Çemberlitaş-İstanbul” adresinde haciz yapıldığı, haciz sırasında yine G.. Ö..'ın istihkak iddia eden şirket yetkilisi olarak hazır bulunduğu, alacaklı vekilinin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'ndan alınan “H.. Palace A.. Otelcilik Turizm Ltd Şti” kaşeli evrak sunduğu, yapılan evrak araştırması sonucu bulunan sipariş fişinde E.. K.. isminin yazılı olduğu, altta yazılı telefon ve fax numarasının haciz için gelinen adrese ait olduğunun tespit edildiği görülmektedir. E.. K..'ın ise dosyada bulunan borçlu şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına göre 14.05.2010 tarihine kadar borçlu şirketin ortağı ve müdürü olduğu belirlenmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında; her ne kadar haciz, davacının ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerde yapılmış olsa da, gerek aşağıda irdelenecek Bursa 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/12615 Esas sayılı dosyasındaki protokol ve bu protokol uyarınca verilen çek, gerekse İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2010/376 talimat sayılı dosyasında haciz mahallinde borçlu şirket ve yetkilisine ait evrakların bulunması sebebiyle İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Bu sebeple, ispat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin delillerinin ispat yükünü karşılayıp karşılamadığının ve aleyhine olan karineyi çürütüp çürütemediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Davacı, eldeki davada delil olarak vergi levhasına, işletilmekte olan otele ait kira sözleşmesine ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/647 Esas sayılı dosyasına dayanmaktadır. Ancak, adi nitelikte düzenlenen kira sözleşmesinin her zaman temini mümkün olup vergi levhası ise beyana dayalı olarak düzenlenen belgelerdendir. Anılan belgeler, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler. Davacının delillerinden Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/647 Esas sayılı dosyasına gelince;
Bursa 12. İcra Müdürlüğü'nün 2010/12615 Esas sayılı dosya üzerinden davacı Ö..... Ltd Şti aleyhine başlatılan ve davacının ticaret sicil adresinde yapılan haciz sırasında, 06.10.2010 tarihinde alacaklı ile davacı Ö.....Ltd. Şti. arasında imzalalanan “protokol” uyarınca alacaklıya çek verildiği, ancak davacı Ö.....Ltd. Şti. tarafından çekin ödenmiş olduğu, protokolün de haciz baskısı altında yapıldığı iddiasıyla alacaklı aleyhine menfi tespit davası açıldığı ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.05.2012 tarihli, 2011/647 Esas, 2012/219 K. sayılı karar ile davacının davasının reddedildiği, kararın gerekçesinde, “Hotel Adonis Palace '' işletmesinin borçlu A.. Tur... Ltd. Şti. tarafından işletildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu belgelere göre, İstanbul 4 İcra Müd. 2010/376 talimat dosyasında, Bursa 12. İcra Müd. 2010/12615 esas sayılı icra takip dosyasındaki, takip dayanağı 05/06/2010 tarih ve 33.000,00 TL bedelli çekin keşidecisi A.. Tur...Ltd.Şti.'nin işlettiği iş yerinde haciz yapıldığı açıktır. Haczin yapıldığı otel işletmesinin sonradan davacı şirkete devredildiği ileri sürülmekte ise de, davacı, devir alınan işletmenin borçlarından sorumludur.” şeklinde tespitlere yer verildiği ve bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2012/12663 Esas, 2012/18616 K. sayılı kararıyla onandığı görülmüştür. Yukarıda alıntılanan ve Yargıtay incelemesinden geçip onanan gerekçeden de anlaşılacağı üzere haciz yapılan otelin borçlu şirketçe işletildiği kesinleşen bir ilamla da belirlenmiştir. Bu nedenle, davacının dayandığı bu delilin de lehine değerlendirilmesi imkanı bulunmamaktadır.
Yukarıda yapılan değerlendirmeler ışığında; eldeki davada mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına bulunduğu, davada ispat yükünün davacı 3. kişide bulunduğu ve anılan tarafın dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile istihkak iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermek gerekirken mülkiyet karinesi hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.