MAHKEMESİ: Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/06/2013
NUMARASI: 2013/341-2013/463
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı şirket temsilcisi, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1538 sayılı dosyası üzerinden yapılan hacizde haczedilen hayvanların davacı şirkete ait olduğunu, borçlularla bir alakasının olmadığını iddia ederek, haczedilen hayvanların temsilcisi olduğu şirkete ait olduğu konusunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket temsilcisine borçluyu davaya dahil etmesi ve 40,00 TL ek avansı yatırması için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye rağmen bu eksikliklerin ikmal edilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 19. maddesinin müddetler başlıklı 19. maddesi,
“Gün olarak tayin olunan müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Ay veya sene olarak tayin olunan müddetler ayın veya senenin kaçıncı günü işlemeye başlamış ise biteceği ay veya senenin aynı gününde ve müddetin biteceği ayın sonunda böyle bir gün yoksa ayın son gününde biter. Bir müddetin sonuncu günü resmi bir tatil gününe rastlarsa, müddet tatili takip eden günde biter. Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır.” hükmünü taşımaktadır. Öte yandan;
6100 sayılı HMK’nun 92/2 maddesi ise,
“Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter” hükmünü içermektedir.
Yukarıda anılan bu hüküm birlikte değerlendirildiğinde; hafta olarak belirlenmişse süre, tebellüğ edilen günün bir sonraki gününde işlemeye başlayacak olup, sürenin bitimi ise son haftanın kararlaştırılan güne isim olarak uyan gündür.
Somut olayda; davacı şirket temsilcisine borçluyu davaya dahil etmesi ve 40,00 TL tutarındaki davetiye giderini ve bilirkişi ücreti, keşif harcı, araç gideri ve talimat giderinden oluşan 495.80 TL'lik ek gider avansını yatırması gerektiğine dair meşruhatlı davetiye 28.05.2013 Salı günü tebliğ edilmiş olup, temyize konu karar ise 12.06.2013 Çarşamba günü verilmiştir. Buna göre davacının süresi 29.05.2013 Çarşamba günü başlamıştır ve 2 haftalık kesin süre kararın verildiği günün mesai saatinde bitecektir. Bu sebeple, kesin süre henüz dolmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca; dava açılırken, taraflara tebligatın yapılması için 80,00 TL tutarında tebligat masrafı peşin olarak alınmış ve dosyada bulunan tebliğ mazbatalarına göre de kararın verildiği tarihe kadar toplam tutarı 16 TL olan 2 adet tebligat çıkartılmış olup, bu doğrultuda davaya dahil edilmesi istenilen borçluya yapılacak tebligat için gerekli masrafın bulunduğu görülmektedir. Buna göre; borçluya yapılacak tebligat için gerekli masrafın bulunduğu gözetilerek, dava dilekçesinin ve 14.05.2013 tarihli tensip tutanağının dosyada mevcut gider avansı kullanılarak takip dosyasında adresi belli olan borçluya tebliği mümkünken, 40,00 TL tutarındaki ek gider avansının ikmal edilmediği ve borçlunun davaya dahil edilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın temyiz edene iadesine 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.