MAHKEMESİ: Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 21/05/2013
NUMARASI: 2012/311-2013/274
N.. H.. ve müşterekleri ile B.. A.. aralarındaki davasının kabulüne dair Bursa 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.05.2013 gün ve 311/274 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; vekil edenlerinin Bursa 9.İcra Müdürlüğü'nün 2008/8033-8264-8266-8061-8060-8062 sayılı icra dosyaları ile davalı borçlu B.. A..'den alacaklı olduklarını, davalıya babası Kemal Aydemir'den intikal edecek Soğukkuyu Mah. 613 ada 23 parsel sayılı taşınmaz ile Eğerce Köyü 99 parsel sayılı taşınmazlar üzerine haciz konulduğunu, davalı borçlu Bülent ile diğer mirasçılar Levent ve Kenan'ın babaları Kemal'den intikal eden mirasın reddi için Bakırköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2010/1529 Esas sayılı mirasın reddi istemli dava açtıklarının öğrenildiğini ve davaya müdahil olunduğunu, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğunu, mahkemece bozma ilamından sonra davanın kabulüne karar verildiğini, icra dosyalarının halen ödenmediğini, davalı borçlunun mirası reddetmesinin haklı bir sebebi bulunmadığını, miras bırakanın mirasının borca batık olmayıp mirası reddeden davalının borca batık olduğunu açıklayarak mirasın reddinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vekil edeninin mirası reddetmesinde hiçbir kötüniyet ve muvazaa bulunmadığını, vekil edeninin yasal hakkını kullanarak babasından kalan mirası reddettiğini, şu an vekil edeni hakkında davacıların alacaklı olduğu devam eden bir icra takibi bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; mirasın reddinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Bursa 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1008 Esas-2012/1488 Karar sayılı ilamı ile verilen davalı B.. A..'in mirasının reddinin iptaline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; istek, alacaklıları zararlandırmak amacıyla (kötü niyetle) yapılan reddin iptali isteğine ilişkin olup, Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesine dayanmaktadır.
Türk Medeni Kanunu'nun 609.maddesi "Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır. Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Sulh hakimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir tutanakla tespit eder." hükmünü içermektedir. Ret beyanı mahkemeye 07.06.2010 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihten davanın açıldığı 27.07.2012 tarihine kadar Türk Medeni Kanunu'nun 617/1.maddesindeki altı aylık hak düşürücü süre geçmiştir. Hak düşürücü süre mahkemece re'sen nazara alınır. Davanın hak düşürücü süre geçtiğinden bahisle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 170,00 TL peşin harcın istek halinde iadesine 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.