MAHKEMESİ : Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2013/360-2013/933
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, borçlu Şener Şahin hakkında takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi ile 08/05/2013 tarihinde borçlunun mernis adresinde haciz işlemi yapıldığını, bir kısım mallar ve 4 adet süt ineğinin haczedildiğini, davalının istihkak iddiasında bulunması üzerine haczin İİK'nun 99. maddesine göre yapıldığını, haczin borçlunun resmi adresinde ve huzurunda yapıldığını, eşyaların ve hayvanların borçluya ait olduğunu, 21 yaşında olan davalının ayrı bir yerleşim yeri olmayıp borçlu ile birlikte yaşadığını, dava konusu inekleri alabilecek gücü de olmadığını iddia ederek davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi ile mahcuzların borçluya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hayvanların müvekkili adına kayıtlı olduğunu, borçlu olan babasının hayvancılık kaydı bulunmadığını, davalının çekirdekten yetişme hayvancılıkla uğraştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; mahcuz büyükbaş hayvanlara borçlu ile 3. kişi G.. Ş..'in birlikte zilyet olmaları nedeniyle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerektiği, Tarım İlçe Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta borçlu Ş.. Ş..'in hayvancılık işletme kaydının bulunmadığı, haciz tarihi itibariyle haczedilen 4 adet büyükbaş hayvanın istihkak iddia eden 3. kişi G.. Ş..'in TR42 000 100 2534 nolu büyükbaş hayvancılık işletmesinde kaydının bulunduğunun bildirildiği, haciz tarihi itibariyle mahcuz hayvanların 3. kişinin işletmesinde kayıtlı olduğu, buna göre davalı 3. kişinin mülkiyet karinesinin aksini sağlam ve güçlü delillerle ispat ettiği gerekçesiyle alacaklı tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK'nun 99. maddesi uyarınca açtığı istihkak iddiasının reddi davası niteliğindedir.
İİK'nın 97/a maddesi uyarınca, bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Bu kapsamda somut olaya gelince, 18.05.2013 tarihli haciz, borçluya ait ev ile aynı avlu içinde bulunan ahırda yapılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu hayvanları borçlu ile 3. kişinin birlikte elinde bulundurduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu karinenin aksi 3. kişi tarafından ispat edilmelidir. Mahkemece de, temyize konu davada, ispat yükünün davalı 3. kişiye düştüğü hususu isabetli bir biçimde belirlenmiştir.Ancak;
08.05.2013 tarihinde yapılan hacizde; istihkak iddiasına konu dört büyükbaş hayvan haczedilmiştir. İspat yükü kendisine düşen davalı 3. kişi, haczedilen hayvanların hayvan pasaportları ile TR4200010002534 numaralı işletme tescil belgesine dayanmıştır. Anılan belgeler, ilgilinin beyanına dayalı olarak düzenlendiklerinden, istihkak davalarında güçlü delil teşkil etmezler. Kaldı ki, davalı 3. kişinin haciz tarihinde 21 yaşında, bekar oluşu, takip borçlusu babası ile birlikte malları elinde bulunduruyor olması, 3. kişinin ailesi ile birlikte yaşaması gibi borçlu ile davalı 3. kişinin sayılan bu sosyal ve ekonomik durumlarının da nazara alınması gerekmektedir. Bu kapsamda; özellikle 3. kişinin sosyal konumu ve ekonomik durumu ile ilgilinin beyanına göre düzenlenen belgeler somut olayda karinenin aksini kanıtlamaya yeterli ve elverişli görülmemiştir.
Hal böyle olunca; bu maddi ve hukuki olgular ile mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı 3.kişinin, İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığından, alacaklı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy