MAHKEMESİ : İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2013/311-2013/352
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 29.11.2011 tarih ve 2010/1203 Esas 2011/962 Karar sayılı ilamının hüküm bölümünün karşı davaya ilişkin kısmında; belirtilen projeye aykırılıkların kal edilerek projeye uygun hale getirilmesine ve bu işler için 50 gün süre verilmesine karar verildiği, borçlu aleyhinde düzenlenen örnek 4-5 numaralı icra emrinde ise; ilam hükmünde belirlenen süre verilmeden işlerin yerine getirilmesinin istendiği, icra emrinin 13.11.2012'de tebliğ edildiği, bilahare 21.01.2013'de İcra Müdürülüğü'nce ihtarda bulunmak ve süre verilmek için mahalline gidildiği, borçlunun yokluğunda bir haftalık süre verildiği, borçlunun bu işlemlerin usul ve yasaya aykırılığı nedeniyle iptali şikayeti üzerine de, Mahkemece, istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK'nun 30. maddesinde; '' Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24'üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder.'' düzenlemesi mevcuttur.
Somut olayda ilamda işin yapılması için borçluya 50 günlük süre verilmesine hükmedildiği halde, İcra Dairesi'nce düzenlenen icra emrinde, işin yapılması için ilamda belirlenen bu sürenin borçluya verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, icra emrinin ilama ugun düzenlenmediği nazara alınarak borçlu vekili talebi ile icra memurunun mahalline giderek 7 günlük süre verilmesine yönelik işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK. nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy