MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mirasçılık belgesi istemi
... ile ... ve ... Genel Müdürlüğü aralarındaki mirasçılık belgesinin istemi davasının kabulüne dair ... Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.03.2013 gün ve 373/188 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Genel Müdürlüğü ve ...'yi hasım göstererek açtığı davada; vekiledeninin mirasbırakanı olan ...'nun mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; mirasçılardan ... ...'nun vatandaşlıktan çıkarılmış olması nedeniyle 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu'nun 33. maddesi gereğince miras hissesinin ...'ye aidiyetine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili; davacı tarafın, üzerinde vakıf şerhi bulunan 877 ada 12 parsel sayılı taşınmaz maliki ile kendi miras bırakanlarının aynı kişi olduğunu asliye hukuk mahkemesinde açacağı bir tespit davası ile ispatlaması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, miras bırakan... (Atanaş) ...'nun mirasının tamamı 3 pay kabul edilerek; (1)'erden toplam 3 payın mirasçıları ..., ... ve ... ...'na aidiyetine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ile davalı vekilleri tarafından yasal süresi içerisinde ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden mirasçılardan ... ...'nun vatandaşlıktan çıkarıldığı tartışma konusu değildir. Tartışma konusu olan ...'nin, miras hakkının bulunup bulunmadığıdır. 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu'nun 33. maddesindeki yasal düzenlemeye göre, vatandaşlıktan çıkarılan kişilerin Türkiye'de bulunan mallarının ...'ce tasfiye edilmesi gerekir. Tasfiye sonucunda elde edilen bedeller, vatandaşlıktan çıkarılan şahsın nam ve hesabına milli bir bankaya yatırılır. Bu yasal düzenlemeye göre vatandaşlıktan çıkarılan kimsenin miras hakkını elde etmesine engel bir durum yoktur.
Ancak, anılan yasal kısıtlamanın mirasın paylaşımı sırasında gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Şu durumda, vatandaşlığımızdan çıkartılan ... ...'nun miras payı yönünden 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu'nun 33. maddesi hükmünde açıklanan yasal kısıtlılığın hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değil ise de anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle “hükmün aidiyetine verasetin belirtilen şekilde sübutuna” ifadesinden sonra gelmek üzere “...mirasçılardan ...'ye ait 1/3 miras payının, terekenin paylaşımı sırasında gözönüne alınmak üzere, 5901 sayılı Vatandaşlık Kanunu'nun 33. maddesi hükmündeki kısıtlama gereğince tasfiyeye tabi olduğunun belirtilmesine...” cümlesinin eklenmesine, davacı ile davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 19.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NE
Full & Egal Universal Law Academy