MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ve davalı taraflarından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, ... 19. İş Mahkemesi'nin ilamına dayanılarak ... 1.İcra Müdürlüğünce gönderilen icra emrinde; alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda takibe konulan asıl alacağa bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranı olarak %50, %36, %34 faiz oranlarının uygulandığını, bu oranların fahiş olduğunu, ayrıca Mahkeme tarafından hüküm altına alınan alacaklar arasında ikramiye ve ilave tediye alacaklarına en yüksek banka mevduat faizi yerine, işletme kredisi faiz oranının uygulanmasının yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu açıklayarak, icra takibinin faiz yönünden iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, şikayetin kabulü ile; ilave tediye alacağı için 193,33 TL, ücret farkı alacağı için 37,40 TL fazla talep edilen işlemiş faiz miktarları yönünden icra emrinin iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, alacaklı ve borçlu vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekilinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede; İİK'nun 4949 sayılı Kanun'la Değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanunun Ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2012 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında hüküm altına alınan uyuşmazlık konusu değerin 4.870,00 TL'yi geçmediği anlaşıldığından Mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Bu nedenle alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Borçlu vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; Borçlu vekili icra emrine asıl alacaklara uygulanan en yüksek işletme kredisi faiz oranlarının fahiş olduğu gerekçesiyle işlemiş faiz alacağı yönünden itiraz etmiş, Mahkemece de taraflarca bildirilen bankalardan en yüksek işletme kredisi faiz oranları araştırılarak, dosya işlemiş faiz miktarının belirlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. İcra emrine dayanak ...
19. İş Mahkemesinin 05.04.2012 tarih 2011/868 E.-2012/268 K. sayılı ilamında hüküm altına alınan alacaklara Bilirkişi raporuna ekli tablodaki temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek faizle birlikte tahsiline şeklinde karar verildiği görülmüştür. Ne var ki; ... tarafından düzenlenen bila tarihli raporda inceleme konusu yapılan alacak miktarları ve temerrüt tarihlerinin, yine aynı Bilirkişi tarafından temin edilerek dosya arasına alınan icra emrine dayanak ... 19. İş Mahkemesi'nin ilamına ekli 27.03.2012 tarihli Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ile uyumlu olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda İcra Mahkemesince 27.03.2012 tarihli Bilirkişi raporundaki alacak miktarlarına, raporda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faiz hesabının yapılması yönünde ek rapor alınması gerekirken, icra emrine dayanak ilamla ilgisi bulunmayan alacak miktarları ve temerrüt tarihlerine göre hesap yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.