MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7826 Esas sayılı dosyasından ...10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.05.2011 tarih ... Esas-2011/162 Karar sayılı ilamına dayanılarak gönderilen icra emrinde asıl alacak kalemlerine dava tarihinden itibaren yasal faiz hükmedildiği halde ilama aykırı olarak, Anayasa’nın 46/son maddesine göre kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının talep edildiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine işletilen faizin fahiş olduğunu açıklayarak, fazla istenen talepler yönünden icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde, ilamın kesinleştiği tarihe kadar % 9 yasal faiz, kararın kesinleşme tarihi olan 08.05.2012 tarihinden itibaren % 23,40 oranında faiz uyguladıklarını, yapılan hesabın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, şikayetin reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7826 Esas sayılı dosyasında ... 10.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17.05.2011 tarih 2010/438 Esas-2011/162 Karar sayılı kamulaştırmasız elatma alacağına ilişkin 08.05.2012 tarihinde kesinleşen ilamına dayanılarak düzenlenen takip talepnamesinde ve icra emrinde, takip tarihinden itibaren asıl alacağa Anayasa’nın 46/son maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı (% 23,40) üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi; asıl alacak için kararın kesinleşme tarihinden itibaren Anayasa'nın 46/son maddesine göre, diğer alacaklar yönünden yasal faiz üzerinden hesaplama yaparak, takip tarihi itibariyle icra emrinde fazla istenen faiz alacağı bulunmadığını raporunda belirtmiştir.
Kamulaştırmasız elatma davaları uygulamada sıklıkla karşılaşılan davalardan olmakla birlikte, yasa ile düzenlenmiş değildir. Bu konuya ilişkin tek yasal düzenleme olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 38. maddesi de 10.04.2003 tarih ve 2002/112 E. 2003/33 K. sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilmiştir. Uygulamada kamulaştırmasız elatma davaları; İBK., HGK. ve Hukuk Daireleri'nin içtihatlarıyla yön bulmaktadır. Bu nevi davalarda hükmedilen tazminatların zamanında ödenmemesi halinde uygulanacak faizin ne tür ve oranda olması gerektiği noktasında da kanuni boşluk mevcuttur.
2013/2113-4824
Ancak; İdarenin kendisine Anayasa tarafından tanınan olanak ve yetkileri yasaya uygun bir biçimde kullanmaksızın taşınmaza elatarak, kamulaştırma ilkelerine aykırı davranarak, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkına müdahale etmesi halinde, kamulaştırma ile mülkiyet hakkına Anayasa’nın 46. maddesi ile getirilmiş anayasal sınırlandırma kıyasen uygulanarak, özü ve vardığı hukuki sonuçları itibariyle aynı nitelikler taşıyan kamulaştırmasız elatmaya ilişkin ilamlarda da hüküm altına alınan tazminatlara Anayasa'nın 46/son maddesinde düzenlenmiş olan kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği sonucuna varılmalıdır. Açıklanan nedenlerle, kamulaştırma bedelinin arttırılması ilamlarında olduğu gibi kamulaştırmasız elatma ilamlarında da ilamın kesinleştiği tarihe kadar geçen dönem için ilam uyarınca yasal faiz, kesinleşme tarihinden sonraki dönem için ise, 17.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Kanunla Değişik Anayasa'nın 46/son maddesi hükmü uyarınca, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranının uygulanması doğru olduğundan borçlu vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Bakanlar Kurulu’nun Kamu Alacakları İçin Uygulanan Gecikme Zammı Oranının Yeniden Belirlenmesine ilişkin 19.10.2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak, yürürlüğe giren 2010/965 sayılı Kararına göre kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranı aylık % 1,40 yani yıllık % 16,80 ‘e düşürülmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilamın kesinleşme tarihinden itibaren bu oranın değişiklikten önceki yıllık % 23,40 alındığı görülmüştür. O halde; Mahkemece, bu hususta bilirkişiden ek rapor alınarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.