MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesine yaptığı başvuruda, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen icra emrindeki alacak kalemleri ile takibe dayanak yapılan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/454 Esas, 2012/386 Karar sayılı ilamında ki alacak kalemleri arasında (331.630,92 - 307.312,00 TL) 24.318,92 TL fark bulunduğunu, ilamda hüküm altına alınan vekalet ücretinin başka bir icra dosyası ile takibe konulduğundan aradaki farkın ne olduğunun anlaşılamadığını açıklayarak, ilama aykırı yapılan takibin ve fazla hesaplanan miktar yönünden ferileriyle birlikte icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, ilamda aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak; icra emrinin ilama uygun düzenlenmesi gerekir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E., 1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.,,... K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E., 2008/453 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, i1amların infaz edilecek kısmı hüküm bölümüdür. Hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra Mahkemesi, ilamın hüküm fıkrasının aynen uygulanmasını denetlemekle görevli olup, ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile değiştiremez, ilavelerde bulunamaz. Takipte alacak kalemlerinin tek tek gösterilmesi ve faiz talebinin de yine ilama uygun olarak istenilmesi gerekir. Somut olayda borçlu, icra emrinde ilama aykırı olarak ne olduğu anlaşılamayan 24.318,92 TL talepte bulunulduğunu şikayete getirmiştir. Gerçekten de icra emri incelendiğinde; tarafların da kabulünde olduğu gibi icra emrinin 3 nolu bendinde ilamdan kaynaklanan alacak kalemleri ayrı ayrı yazılarak, toplam 307.312,00 TL alacak belirlendikten sonra, icra emrinin alt kısmında “borcunuzu itiraz süresi içinde öderseniz” başlığı ile yeni bir hesaplama ve farklı takip toplamı (331.630,92 TL)
.//..
2013/2115-2013/4825
gösterilerek, neticeten 362.887,25 TL toplam borç hesabı yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamanın İcra İflas Kanunu'nda yeri yoktur. Mahkemece, şikayetin kabulü ile belirtilen 2. hesap kısmının icra emrinden çıkarılması ve dosya borcunun icra emrinin üst kısmında yazılı 307.312,00 TL toplam alacak üzerinden hesaplanarak, tahsili gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy