MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2013
NUMARASI : 2013/451-2013/493
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de,
6100 sayılı HMK'nun 114/g maddesinde gider avansı, dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 115/2. maddesine göre “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” Yine aynı kanunun 120. maddesinde “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir” denilmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki; gider avansının yatırılmadığının veya eksik olduğunun anlaşılması halinde, yatırılması veya tamamlattırılması için HMK'nun 120/2 maddesi gereğince verilecek iki haftalık kesin süre ile birlikte gider avansının nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa avansın yatırılmamasının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilecektir.
Somut olayda; şikayetçi borçluya "HMK 114/g maddesi gereğince yatırılması gereken 860,80 TL gider avansından yatırılan 130,00 TL'nin mahsubu ile 730,80 TL eksik gider avansının HMK'nun 120/2. maddesi gereğince davetiye tebliğinden itibaren 2 hafta kesin süre içinde yatırılması" konusunda meşruhatlı davetiye tebliğine karar verildiği, tebligat üzerinde de aynı ifadelerin ihtar olarak yer aldığı, ancak verilen süre içinde eksik avansın yatırılmamasının hukuki müeyyidelerinin ihtar edilmediği, tebligatın 02.09.2013 de borçlu vekiline tebliğ edildiği ve yazılı miktarda gider avansının 25.09.2013 tarihinde mahkeme veznesine depo edildiği görülmektedir.
O halde mahkemece anılan yasal düzenlemeler gereği borçluya usule uygun şekilde kesin süre verilmeden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.