MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... K. sayılı ilamına dayalı olarak, 42.120 TL imar ve ihya bedeli, bunun işlemiş faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı olduğundan karar kesinleşmeden icra edilemeyeceği nedeniyle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davanın alacak talebine, tazminata ilişkin olup tapu iptali ve tescile ilişkin olmadığı ve tazminata ilişkin ilamların da kesinleşmeye muhtaç bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez.
Somut olayda takip dayanağı ilamda her ne kadar imar ve ihya bedeline hükmedilmiş ise de, davacı vekili aracılığı ile öncelikle yapılan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazların 1/2 hissesinin davacıya ait olmak kaydı ile imar-ihya edileceğinin kararlaştırıldığı, imar-ihya gerçekleştirildiği halde edim yerine getirilmediğinden taşınmazın 1/2'sinin davacı adına tescili, olmadığı takdirde imar-ihya bedeli talep edilmiş, davalı tarafça davanın reddi istenilmiş, Mahkemece tescil koşulları tartışılıp tapuya kayıtlı taşınmazın sözlü anlaşmaya istinaden tescilinin yapılamayacağı gerekçesi ile tescil istemi reddedilerek imar-ihya bedeline hükmedilmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı olduğundan ve ilamda taşınmazın aynı tartışıldığından, bu ilam kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda mahkemece, şikayetin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
04.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy