MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.02.2012 gün ve 324/60 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazlardan 113 ada 1 ve 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazları İbrahim Bulut’tan, 119 ada 10 parsel içindeki bir parça taşınmazı amcasının çocukları ...’dan satın aldığını, 143 ada 9, 165 ada 219 , 160 ada 2 ve 101 ada 26 parseller içerisinde ki toplam beş parça taşınmazın miras bırakan ...intikal edip, mirasçılar arasında yapılan taksimde davacıya verildiğini açıklayarak bu taşınmazlara ait Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... Köyünde bulunan 119 ada 10 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 1872,62 m2' lik kısmın ifraz edilerek 119 adaya en son parsel numarası verilmek suretiyle, 143 ada 9 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 7617,00 m2 ve C harfi ile işaretlenen 27041,50 m2'lik kısımların ayrı ayrı ifraz edilerek 143 adaya, 165 ada 219 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile belirlenen 3826,00 m2' lik kısmın ifraz edilerek 165 adaya, 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile tespit edilen 6556,19 m2'lik kısmın ifraz edilerek 160 adaya en son parsel numaraları verilmek suretiyle her birinin davacı adına tapuya kayıt ve tescillerine, aynı yer 113 ada 1 ve 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,... Köyünde kain 101 ada 26 parsel sayılı taşınmaz açısından davanın reddine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı için ...'ne göre nispi 2.491,81 TL vekalet ücretinin davalı Hazine'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine, hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, muristen intikal , taksim, tespitten önce yapılan harici ve şifahi satış hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1, 996 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. -//-
2013/2219-5699 -2-
Niza konusu taşınmazlardan 160 ada 2 parsel 89.300,64 m2, 119 ada 10 parsel 174.535,91 m2, 113 ada 1 parsel 1.038,83 m2,152 ada 1 parsel 540,43 m2, 143 ada 9 parsel 2.219.575,12 m2 ve 165 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 2.747.785,98 m2 yüzölçümünde belgesizden 1999 -2000 yıllarında yapılan kadastro çalışmalarında Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit edilmiş, tutanakların itirazsız 19.01.2001 tarihinde kesinleşmesiyle tapu kayıtları oluşmuştur.
Mahkemece, 101 ada 26 parsel sayılı taşınmaz dışında diğer dava konusu taşınmazlar yönünden kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Yargılama tutanakları ve keşif tutanağı üzerinde yapılan incelemede; Mahkemece, davalıya delillerini sunması için herhangi bir süre ve imkan tanınmadığı, keşif ara kararına göre, yerel bilirkişilerin jandarmaca keşif yerinde hazır bulundurulmasının kararlaştırıldığı saptanmıştır.Yerel bilirkişinin Jandarma'ca çağrılması yönünde verilen keşif ara kararının yöntemine uygun olarak alındığından söz edilemez. Kural olarak, HMK'nun 243, 244, 245 ve 259. maddeleri gereğince yerel bilirkişi ve tanıkların keşif yerine davetiye ile çağrılmaları esas olup, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri gerekir. Bundan ayrı yerel bilirkişilerin keşif yerinde hazır bulundurulması için jandarmaya yazı yazılmış, ancak, iki yerel bilirkişinin keşif yerinde hazır bulundurulduğu ve dinlenildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan dava konusu taşınmazların komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile varsa dayanakları tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden getirtilerek kazanmaya engel bir durumun olup olmadığı etraflıca araştırılarak, tespit edilmemiştir.
Hal böyle olunca Mahkemece yapılacak iş; öncelikle tapulama paftasına göre komşu görünen adalardaki ve parsellere ait kadastro tutanak ve eklerinin onaylı ya da okunaklı tüm suretlerinin ve revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosya arasına konulması, davalıya tanık ve tüm delillerini sunması için süre ve imkan tanınması, kesin süre verilmesi halinde HMK'nun 94. maddesine uygun olması gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıkların 6100 sayılı HMK'nun 243. ve 244. (1086 sayılı HUMK.m. 258 ve 259.) 245. maddeleri uyarınca keşif yerine davetiye ile çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nun 259 ve 290/2. maddeleri gereğince keşif yerinde dinlenilmeleri, beyanlar arasında çelişki bulunduğu taktirde yüzleştirilerek çelişkinin giderilmesi (HMK.m.261) 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlikle edinme koşullarının eksiksiz olarak araştırılıp belirlenmesi, komşu kayıt ve belgelerin teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, kayıtların taşınmazlar yönünü ne olarak gösterdikleri hususu üzerinde durulması, yapılan uygulamaların teknik bilirkişiye krokisinde işaret ettirilmesinin sağlanması ve ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. Genel Mahkemelerde taraflarca hazırlama kuralı geçerli olup, Hakim tarafların bildirdikleri tanıklar ve delillere bağlıdır. Bu nedenle kendiliğinden tespit bilirkişisini çağırıp dinlenilmesi belirtilen kurala aykırıdır.
Öte yandan; dava dilekçesinde dava değeri 8000.00 TL gösterilmiştir. Mahkemece, keşifte davanın kabulüne karar verilen taşınmazların değeri tespit edilmiş ise de; belirlenen bedel üzerinden noksan harcı ikmal edilmemiştir. O halde; harcı yatırılmak suretiyle bildirilen 8000,00 TL üzerinden reddedilen nizalı taşınmazın değeri davacı tarafa açıklatılıp bu değer düşüldükten sonra kalan değer üzerinden davacı lehine avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken, harcı ikmal edilmeyen keşifte belirlenen değer üzerinden yazılı şekilde yüksek vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, Mahkemece, dava konusu taşınmazlardan 119 ada 10 parsel, 143 ada 9 parsel, 165 ada 219 parsel ve 160 ada 2 parsel sayılı taşınmazlardan ifraz edilen kısımların Hazine adına olan tapu kayıtları iptal edilmeden davacı adına tesciline karar verilmiştir. Tapu kaydı iptal edilmeden tescile karar verilmesi çifte tapuya yol açar. Mevcut tapu kaydı iptal edilmeden, aynı taşınmazın ikinci defa tapuya tesciline karar verilmesi Kanuna aykırıdır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy