MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil ve elatmanın önlenmesi
... ve müdahil davacı ... ile ... ve ... aralarındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 07.03.2000 gün ve 19/27 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi müdahil davacı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, satın alma ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bulunan 40 dönüm tapusuz taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Müdahil Davacı ... harçlandırdığı dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğunu, 1986 yılından beri zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu iddia ederek davacının davasının reddi ile taşınmaza davacının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın nehir yatağı konumu nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle davacının ve müdahil davacının davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Hüküm, müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Kars Kadastro Müdürlüğü'nün mahkemeye hitaben yazdığı 03.08.2012 tarih ve 263/387 sayılı yazısından; dava konusu edilen taşınmazın bulunduğu Taşburun köyünde kadastro çalışmalarının yapıldığı bildirilmiş ve yazı ekinde bulunan kadastro tutanağına göre de, taşınmazın 153 ada 2 parsel olarak kadastro tutanağının tanzim edilip, 02.09.2006 tarihinde Kadastro Mahkemesi'ne itirazlı olarak gönderildiği anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/1. maddesi hükmüne göre “mahalli hukuk mahkemelerinde görülen kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine kendiliğinden devrolunur”. Aynı Kanunun 26/son maddesi hükmüne göre de, “Kadastro Mahkemesi'nin yetkisi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar”.
Açıklanan Kanun hükümleri uyarınca; uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden hükmün, 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK'nun m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.