MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 01/07/2013
NUMARASI: 2013/476-2013/519
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi vekilinin, düşen hapis eşya tutanağına dayanılarak esasa geçilmesi, harçlar kesilmeden alacaklıya ödeme yapılması İİK'nun 100. Maddesi uyarınca bilgiler toplanmadan satış kararı verilmesi iddialarına dayalı itirazları yerinde değil ise de;
Takipte 3. kişi konumunda olan şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; İstanbul Anadolu Adliyelerinin kurulması ve 01.02.2013 tarihindeki resmi açılış nedeniyle İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1275 talimat dosyasında yetkisinin kalktığını, bu nedenle tüm dosyaların asıl icra dosyaları ile birleştirilmekte olduğunu iddia etmiş, ayrıca İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9802 Esas sayılı dosyasından aldığı 22.02.2013 tarihli yetkiye istinaden esas İcra Müdürlüğü'nden talimat dosyasının istenerek, dosyaların birleştirilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, şikayetçi vekilinin talimat ve esas icra dairelerinin yargı çevrelerinin birleşip birleşmediği iddiasının değerlendirilip, birleşmiş olması durumunda dosyada daha önceden haciz ve rehin bulunması hususları da göz önünde bulundurularak, temyiz itirazları reddedilen şikayet sebepleri dışındaki diğer tüm şikayet sebeplerinin tek tek incelenmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, asıl İcra Müdürlüğü'nün talimat İcra Müdürlüğü'nce alacaklıya ödenen parayı muhtıra ile alacaklıdan geri isteyerek, sıra cetveli yaptıktan sonra ödeme yapması gerektiği yönündeki şikayetleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden yazılı gerekçelerle ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Kabul şekline göre ise; Mahkemece, talimat İcra Dairesinin işlemlerine yönelik şikayet sebepleri yönünden dosyanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.