MAHKEMESİ : Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/09/2013
NUMARASI : 2013/569-2013/607
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Asıl davada; borçlu A.. K.. vekili, müvekkili aleyhine Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/10628 Esas sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takipte, takip konusu borca itiraz etmeleri üzerine alacaklı tarafından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 2010/309 Esas sayılı dosya ile açılan itirazın iptali davası sonunda hükmedilen inkar tazminatının Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6967 Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, aynı ilamda hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücreti alacakları yönünden de önceki takip dosyası üzerinden takibe devam edildiğini, aynı ilamın ikiye bölünerek takip konusu yapılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ayrıca itirazın iptali davasının ilk takibin devamı olup, buna ilişkin ilama konu alacakların ilk takip dosyası üzerinden icra emri düzenlenerek istenmesi gerektiğini, ikinci takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6967 Esas sayılı takibinin iptalini talep etmiştir.
Birleşen davada; takipte 3.kişi olan O.. K.. vekili asıl davada ileri sürülen şikayet sebeplerine ilaveten ilk takibin alacaklısı olan Adalar A.Ş'nin Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/11528 Esas sayılı dosyasında da alacaklı bulunduğunu, müvekkili Osman'ın her iki dosya alacağına başka takip dosyalarından haciz koydurduğunu, aynı ilamın ikiye bölünerek takip yapılmasının haciz alacaklılarından mal kaçırmaya yönelik olduğunu açıklayarak, Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6967 Esas sayılı takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece aynı ilamın ayrı ayrı takibe konulmasına hukuken bir engel bulunmadığı, takibe konulan ilamın, ilamsız olan ilk takip dosyası üzerinden takip konusu yapılmasının yeniden itiraz konusu edilebileceğinden mağduriyete yol açaçağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm borçlu ve 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Birleşen davada verilen hüküm yönünden yapılan temyiz itirazlarının incelemesinde; anılan davanın davacısı (şikayetçisi) olan O.. K.., takiplerde alacaklı veya borçlu sıfatı taşımamakta olup, Mahkemece verilen ret kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Asıl dava bakımından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.07.2013 tarih ve 2010/309 Esas 2013/191 Karar sayılı ilamı ile itirazın kısmen iptaline, borçlu aleyhine inkar tazminatı, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği, alacaklının bu ilamda yazılı olan yargılama gideri ve vekalet ücreti alacağı için ilk takip dosyasından tahsil talebinde bulunduğu, inkar tazminatı alacağı için ise Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6967 Esas sayılı dosyasında ayrı bir takip başlattığı anlaşılmaktadır.
Dairemiz'in önceki içtihatlarında; itirazın kaldırılması yada itirazın iptali ilamında yer verilen vekalet ücreti, yargılama gideri ve tazminat alacakları için ayrı bir ilamlı takip başlatılmasının mümkün olacağı kabul edilmiş ise de; sonradan oluşan görüş ve kanaatte tarafları aynı olan ve aynı alacaktan kaynaklanan ilamlar için itiraza konu takip dosyası üzerinden harcı yatırılarak alacağın tahsili mümkün iken makul ve kabul edilebilir bir gerekçe olmaksızın takip başlatılması yukarıda yasa ile düzenleme altına alınan usul ekonomisine aykırılık teşkil etmesi sebebi ile ayrı takip yapılmaması gerektiği benimsenmiş, bu yöndeki uygulama süreklilik kazanmıştır.
Öte yandan kötü niyetli olmasa da alacaklı tarafından yasadaki boşluktan yararlanılarak bir ilamdaki haklar için ayrı ayrı takip başlatılarak sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazladan avukatlık ücreti talep edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır ve hukuk düzeni tarafından korunamaz. İlam bir bütün olmasına rağmen yasal ve geçerli bir neden olmaksızın alacaklının ayrı ayrı takip başlatması yasalarda belirtilen dürüstlük kuralına da uymaz.
Açıklanan nedenlerle Mahkemece davacının (şikayetçinin) isteminin kabulü ile Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6967 Esas sayılı takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK'nun m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.10.2014 tarihinde de oybirliğiyle karar verildi.