MAHKEMESİ: Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 07/11/2013
NUMARASI: 2013/141-2013/820
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesi'nden diğer itiraz nedenleri yanında, alacaklının mükerrer takip yaptığından bahisle Kayseri 2.İcra Müdürlüğü’nün 2013/1212 Esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek şikayetçinin mükerrer takip ve asıl alacağa yönelik şikayetlerinin reddine, faize yönelik itirazın kısmen kabulüne ve işlemiş faiz alacağının 19.686,35 TL olduğunun tespitine, fazla kısmın iptaline karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili tarafından, Kayseri 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 2006/107 Esas ve 2008/496 Karar sayılı ilamı, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2008/26027 Esas sayılı dosyasında takip konusu yapıldıktan sonra, ilamın bozulması sonrası bozmaya uyularak verilen 2010/912 Esas ve 2012/627 Karar sayılı ilam ise; Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1212 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 30. maddesinde “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” şeklinde usul ekonomisi ilkesi getirilmiştir..
Öte yandan; İİK'nun 40. maddesi gereğince bir ilamın nakzı icra muamelelerini olduğu yerde durduracağından alacaklının takibine dayanak yaptığı ilamın bozulması üzerine icra muameleleri olduğu yerde durur. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak yeni verilen ilamla alacaklının duran takibine devam etmesi ve ilamdan kaynaklanan fark alacaklarının muhtıra gönderilmesi suretiyle tahsili mümkündür. Bu şekilde devam edilebilecek ilk takipten feragat edilmeksizin başlatılan ikinci takip mükerrerlik oluşturacağı gibi yukarıda açıklanan usul ekonomisi ilkesine de aykırılık teşkil eder.
O halde; Mahkemece, şikayetin kabulü ile Kayseri 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/1212 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin iptaline karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.