MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.04.2009 gün ve 227/101 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, içeriği açık olmayan dava dilekçesinde özenle haricen satın aldığı ve annesinden kendisine intikal eden toplam 4 adet taşınmazın tapusunun iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan ... ve ... davacının 18 yıldan beri aynı konuda dava açtığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacı ...'ın 26.12.2001 tarihinde vesayet altına alındığı, vasi ...'ın ölümü üzerine ...'nün 02.08.2005 tarihinde vasi olarak atandığı, 08.03.2013 tarihinde ise bu vasi yerine ...'ın vasi olarak atandığı, 15.04.2009 tarihinde yargılama oturumuna vasi olarak katılıp davadan feragat eden ...'ın mahkeme tarafından vasi olarak atanmadığı saptanmıştır. Vesayet mahkemesince vasi olarak atanmayan ve yapılan yargılamada davacıyı temsil yetkisi bulunmayan ...'ın vasi sıfatıyla 1086 sayılı HUMK'nun 93. maddesine ( 6100 sayılı HMK'nun 309.) göre vazgeçmesinin hukuki sonuç doğurması olanaklı değildir. Mahkemece, yargılama aşamasında davacıya vasi olarak atanan ...'ın yargılamaya katılımı sağlanarak, HMK'nun 31. maddesi gereğince dava dilekçesinin açıklattırılıp davacının hangi taşınmaz için hangi nedenle tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğu açıklığa kavuşturulduktan sonra taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre ve imkan verilip, toplanacak delillere göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.