MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapusuz taşınmaz tescili
... ile ... ve ... aralarındaki tapusuz taşınmaz tescil davasının reddine kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 22.12.2011gün ve 386/630 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği iki parça tescil harici kalmış taşınmaz üzerinde vekil edeninin 30-40 yılı aşkın süredir zilyet olduğunu açıklayarak söz konusu taşınmazların vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy tüzel kişiliğine usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap koşullarının gerçekleştiği bahisle davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için; dava tarihinden 20-30 yıl öncesine ait (1980-1990 arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılacak iş; ... mühendisi, kadastro fen elemanı, ... veya ... uzmanı harita mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; öncelikle çekişme konusu taşınmaz hava fotoğrafında gösterilmeli, daha sonra bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarımsal amaçlı zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması gerekir. Tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara göre hazırlanan bu uzman bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılarak karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Diğer yandan, 6100 sayılı HMK’nun 261/1.maddesi hükmüne göre, tanıklar ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Tanıklar gerektiğinde yüzleştirilir. Hakkında kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, yerel bilirkişilerin de dinlenilme usulü tanıklar gibidir.
Mahkemece, yerel bilirkişiler usul hükümlerine aykırı olarak birlikte dinlenilmişlerdir. Bu nedenle, mahkemece, yeniden taraf tanıkları ayrı ayrı dinlenerek, dava konusu taşınmazların kimlerin zilyet ve tasarrufu altında olduğunun, kimden kime ne zaman ve şekilde geçtiğinin, halen üstün kullanma hakkının kimde bulunduğunun, sorulup belirlenmesine çalışılması, beyanları arasında aykırılığın çıkması durumunda anılan kanun maddesine göre yüzleştirmek suretiyle giderilmesine çalışılması, bundan sonra oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.