MAHKEMESİ: Balıkesir 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/09/2013
NUMARASI: 2013/284-2013/283
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu vekili Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/71 Esas ve 2013/215 Karar sayılı ilamına dayalı olarak Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/90 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile başlatılan ilamlı takipte, ilamın konusunun taşınmazın aynına ilişkin olduğundan ilam kesinleşmeden takip yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte olursa, ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, karar doğru kabul edilse bile takip borçlusu olmayan ve hakkındaki dava reddedilen diğer davalı H.. Ö.. tarafından yargılama sırasında tedbir olarak dosyaya depo edilen 80.000,00 TL üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, böylece ihtiyati haciz kararının İcra Müdürlüğü'nce yanlış uygulandığını ileri sürerek, anılan para üzerine ihtiyati haciz konulmasına dair memur işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilamda, terditli olarak talep edilen tazminata hükmedildiğinden tazminatın ve eklentilerinin icraya konu edilmesinde bir sakınca olmadığı gibi mahkeme ilamına dayalı olarak depo edilen 80.000,00 TL üzerine ihtiyati haciz konulmasının da bu çerçevede usul yasaya uyğun bulunduğu gerekçeleriyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı tarafından Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/90 Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararına dayalı olarak takip başlatılmasında bir yanlışlık yok ise de; borçlu vekili ihtiyati haciz kararına konu edilen 80.000,00 TL'nin ilamın yargılaması sırasında diğer davalı tarafından depo edildiğini, onun hakkında davanın reddine karar verildiğinden takip dosyasında da borçlu olarak gösterilmediğini, bu ve başka usuli eksiklikler de dikkate alınarak ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, dosyanın derdest olduğunu, kaldıki ihtiyati hacze konu paranın borçlu tarafından depo edilmesi halinde ancak üzerine haciz konulabilecekken, İcra Müdürlüğü'nce doğrudan ihtiyati haciz konulmasının da kararın yanlış uygulaması olduğunu ileri sürerek memur işleminin iptalini istemiş ve delil olarak şikayet dilekçesi ekinde onaysız, 80.000,00 TL bedelli H.. Ö.. vekili D.. G.. tarafından yatırılan 28.08.2013 tarihli tahsilat makbuzu fotokopisi ibraz etmiştir.
Bu durumda, Mahkemece, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın sonucu araştırılarak, derdest ise bekletici mesele yapılıp, 80.000,00 TL depo bedelinin kimin tarafından yatırıldığı da usulünce tespit edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy