MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
... ve müşterekleri ile ... İl Müdürlüğü ve müşterekleri aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.09.2013 gün ve 74/514 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... İl Müdürlüğü vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, muris Bedi Işık'ın ölümü nedeniyle ... tarafından gönderilen 2012/48107 nolu ödeme emri ile murislerinin borca batık olduklarını öğrendiklerini belirtilerek terekenin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, husumet, yetki ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunduğunu, terekenin borca batıklığı konusunda mahkemece resen araştırma yapılması gerektiğini, dava masraflarının davacının üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, miras bırakan Rahim evladı ....'ın ödemeden aczi açıkça belli olduğundan TMK.'nun 605. maddesine göre muris ...'a ait terekenin borca batık olduğunun tespitine ve davacı mirasçılar ...'ın muris ....'a ait mirası reddetmiş sayılmalarına karar verilmiş, karar davalı ... Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davanın TMK'nun 605/2 maddesi gereğince açılan miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen (kendiliğinden) reddedilmiş sayılmasına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu maddeye dayanılarak istekte bulunulabilmesi için terekenin açıkça borca batık olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin davalarında, terekenin miras bırakanın ölüm tarihi itibarı ile açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Miras bırakan hakkında yapılmış icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Miras bırakanın ölüm tarihi esas alınarak terekenin borca batık olup olmadığı, miras bırakanın mal varlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, vergi daireleri, belediyeler, Tapu Müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, zabıta marifetiyle de araştırılarak, aktif mal varlığı ile takibe konu vergi borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde gereği gibi durulmadan terekenin mal varlığı bulunmadığı görüşünden hareketle takip miktarı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.