MAHKEMESİ: İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/11/2013
NUMARASI: 2013/79-2013/1013
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlular vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, alacaklı vekili tarafından İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/249 Esas sayılı takip dosyası ile tazminat ilamına dayanılarak vekil edenleri hakkında ilamlı takibe girişildiğini, takip dayanağı ilamda borcu üstlenen sıfatıyla davalı TMSF aleyhine hüküm kurulmuş olduğunu, İ.. A..'ne karşı takip yapılamayacağını, ana para ve faiz alacağının hatalı tespit edildiğini, faiz oranlarının Merkez Bankası'ndan alınmasının yanlış olduğunu belirterek icra emrinin iptali ya da fazla faiz miktarının iptalini talep etmiş; Mahkemece, “davanın kabulüne, bilirkişi raporu doğrultusunda faiz olmak üzere takibin devamına” şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
HMK'nun 297/2. maddesi; "Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünü içermektedir.
Temyiz olunan kararın hüküm sonucu kısmında, yukarıda belirtilen maddenin 2. fıkrası hükmüne aykırı olarak, davacının istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükme ve taraflara yüklenen borç ve tanınan haklara yer verilmeksizin sadece “davanın kabulüne bilirkişi raporu doğrultusunda faiz olmak üzere takibin devamına ” şeklinde hüküm kurulduğu görülmekle, hüküm belirsiz içeriktedir. Öte yandan, dayanak ilamda alacağın davalı TMSF'den tahsili yönünde hüküm kurulduğunun da dikkate alınmaması isabetsiz olup hükmün bu yönlerden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.