MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
...ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 06.12.2012 gün ve 578/829 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1989 yılında evlenen davacı ... ... ve davalı ...'ın 2008 yılında boşandıklarını, davacının evli olduğu müddetçe çalışarak gelir elde ettiğini, 1571 ada 3 parseldeki 5 numaralı bağımsız bölüm ile bu ev içinde bulunan ev eşyalarının yarı yarıya edinildiğini, davalının kendi adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazı boşanma davasının açılmasından sonra satış gibi göstererek ... ...'e devrettiğini açıklayarak, taşınmazından kaynaklanan 1/2 payına mahsuben fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL'nin boşanma dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.09.2012 tarihli dilekçesiyle talebini 42.500 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın 15.11.2000 tarihinde 1/2'şer pay ile davacı ve davalı adına tapuya tescil edilmişken, davacıya ait payın 17.11.2000 tarihinde davalıya bedeli karşılığında satılarak tapuda devredildiğini, davacının bu şekilde satarak satış bedelini aldığı taşınmaza ilişkin dava açmasının 4721 sayılı Yasa'nın 2. maddesindeki dürüstlük ve iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, davacının evlilik birliğinin kurulduğu tarihten taşınmazın satın alındığı tarihe kadar geçici işlerde ve ancak kişisel harcamaları için yetecek kadar bir gelir elde ettiğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, düzenli olarak çalışan ve gelir elde eden davacının taşınmazın edinilmesinde katkısı nedeniyle toplam 42.500 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 01.06.1989 tarihinde evlenmişler, 18.05.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 10.11.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden evlilik tarihi olan 01.06.1989'dan 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002'ye kadar mal ayrılığı ve bu tarihten boşanma davasının açıldığı 18.05.2007 tarihine kadar yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 1571 ada 3 parsel 5 numaralı bağımsız bölüm 15.11.2000 tarihinde 1/2'şer paylı olarak davacı ve davalı adına tapuya tescil edilmişken 17.11.2000 tarihinde davacının 1/2 payını davalıya devretmesi nedeniyle halen, davalı adına kayıtlıdır. Taşınmazın edinme tarihine göre davacının isteği 743 sayılı TKM'nin (Mülga) 170. maddesi
gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın 15.11.2000'de davalı ve davacı adına 1/2 pay ile tescil edilmişken, davacının 2 gün sonra kendi payını tapuda satış şeklinde göstermek suretiyle davalıya devrettiği saptanmış ise de, tanık beyanları, tapu kaydı ve dosya kapsamından taşınmaz üzerinde kat irtifakı kurulmasına rağmen henüz binanın inşa edilmediği ve ödemelere ilişkin kredi temin edebilmek amacıyla davalı davacıyı payını devretmeye razı ettiğinden mahkemece bu satışa değer verilmemesi hayatın olağan akışına ve dosya kapsamına uygundur. Ne var ki, dosyadaki belge ve bilgilere göre davacının çalışarak gelir elde etmesi nedeniyle taşınmazın edinilmesinde katkısının kabulü doğru ise de, tarafların geliri ve tasarruf edebilecekleri miktar usulüne uygun olarak belirlenmeden ve kat irtifakı şeklinde henüz bina inşa edilmeden edinilen taşınmaza ilişkin ödemeler getirtilip, 01.01.2002 tarihinden sonra ödeme yapılmış ise, bu ödemenin 4721 sayılı TMK'nun edinilmiş mallara katılma rejimi kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin göz önünde tutulmamış olması doğru değildir.
Bu halde, Mahkemece iddia, savunmalar ve tanıkların beyanları dikkate alınarak öncelikle tarafların evlilik tarihinden taşınmazın edinildiği tarihe kadar ki çalışmaları ve bu çalışmadan elde ettikleri gelire ilişkin belgeler ile taşınmaza ilişkin yapılan ödemeler bulunduğu yerden getirtilmeli, taşınmazın edinildiği tarihteki toplam gelirinden tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar ayrı ayrı toplam gelirlerinden çıktıktan sonra ayrı ayrı yapabilecekleri tasarruf miktarının belirlenmesi toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, bulunan bu oran taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak davacının katkı payı alacağı tespit edilmelidir. Bu konuda bir hukukçu ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır.
Taşınmaza yönelik olarak 01.01.2002 tarihinden sonra yapılan ödeme bulunması halinde yapılan ödemelerin TMK'nun 202 ve davamı maddeleri gereğince edinilmiş mallardan karşılandığı kabul edilmeli, ödemelerin ağırlıklı olarak 01.01.2002 tarihinden önce yapıldığının belirlenmesi halinde, edinilmiş maldan kişisel mala yapılan katkı nedeniyle TMK'nun 227 ve devamı maddelerine göre davacının değer artış payı, ödemelerin ağırlıklı olarak 01.01.2002 tarihinden sonra yapılmış olması halinde taşınmazın edinilmiş mal olduğu ve davacının talebinin katılma alacağına yönelik bulunduğu kabul edilerek TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince davacının katılma alacağı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 631,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy