MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.10.2011 tarih ve 101/662 sayılı hükmün Daire'nin 20.11.2012 gün ve 6022/10842 Sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili; vekileden tarafından 1983 yılında annesinden satın alınan dava dilekçesinde mevki ve sınırları belirtilen yaklaşık 80 m2'lik taşınmazın halen zilyetliği altında olmasına rağmen kadastro çalışmalarında davalı ... adına tespit ve tapuya tescil edildiğini açıklayarak davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile vekiledeni adına tesciline karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinden sonra, davacı vekilinin temyizi üzerine, Daire'nin 20.11.2012 tarih ve 2012/ 6022-10842 Esas ve Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili, süresinde karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; Dava konusu 117 ada 74 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, 07.03.2005 tarihinde, davacı ve davalının annesi ... adına tespit edilmiş ve tutanağın itirazsız kesinleşmesi üzerine 25.07.2005 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Kadastro sonucu ... adına tescil edilen taşınmaz 26.10.2005 tarihinde Düriye Sarı adına tescil edilmiş ve 25.12.2008 tarihinde davalı ...'e satış sonucu devredilmiştir. 08.04.2011 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanıkları taşınmazın davacı ve ... Erden arasında yapılan 19.09.1983 tarihli satış sözleşmesi kapsamında 1983 yılından beri davacının zilyetliği altında bulunduğunu, gerek davalı gerekse de bayii olan ...'nın taşınmaza hiçbir zaman zilyet olmadığını bildirmiştir. Kural olarak TMK.nun 1023. maddesine göre, tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Ancak TMK.nun 1023 maddesinden yararlanma koşullarının oluşmadığı, karşı tarafın kötü niyetli olduğunun davacı tarafça kanıtlanması mümkündür. Somut olayda davacı vekili, vekiledenin zilyetliği altında bulunan taşınmazın tapusunun iptali ile vekiledeni adına tapuya tescilini talep
ettiğine göre, davacının son malik olan kardeşi davalı ... kadar, taşınmazı ...'den devralan ve davalıya satan ...'nin de iyiniyetli olmadığını ileri sürdüğünün kabulü gereklidir. Bu halde Mahkemece ... ile davalı arasında davalının TMK'nun 1023. maddesinden yararlanmasını engelleyecek nitelikte bir ilişkinin bulunup bulunmadığının açığa çıkarılması, bu amaçla taraflardan delillerini bildirmesinin istenmesi, özellikle üçüncü kişi ...'nın nüfusa kayıtlı olduğu yer ile fiilen ikamet ettiği köy ya da yerleşim yeri itibariyle, taşınmazın davacıya ait olup olmadığını bildiği ya da bilmesi gerektiği üzerinde durularak elde edilecek delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin karar düzeltme isteği açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle Dairenin maddi yanılgıya dayalı 20.11.2012 gün ve 2012/6022 Esas, 2012/10842 Karar sayılı onama kararının 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına ve Mahalli Mahkemenin 26.10.2011 gün ve 2010/101 Esas, 2011/662 Karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy