MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhinde ... 12.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, 2011/707 Karar sayılı ilamına dayalı olarak 22.675,74 TL alacağın tahsili ve dava konusu bağımsız bölümün tahliye ve teslimi talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Davacı-borçlu vekili, uyuşmazlığın gayrimenkulün aynına ilişkin olduğu ve kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, şikayetçi borçlunun fuzuli şagil olduğundan bahisle dayanak ilamın kesinleşmeye muhtaç olmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesine göre 1086 sayılı HUMK'nun temyize ilişkin hükümlerinin (HUMK'nun 427 ila 444.maddeleri) uygulanmasına devam olunur. Buna göre uygulanması gereken HUMK'nun 443/3.maddesine göre şahsın hukukuna ve taşınmazın aynına ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe takip konusu yapılamaz. Somut olayda, taraflar arasında taşınmazın aynı tartışma konusu yapıldığından ilamın kesinleşmeden takip konusu yapılması doğru değildir. Bu nedenle takibin iptali gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmaktadır.
SONUÇ: Davacı-borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.