......
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .....erilen 25.09.2012 gün ve 370/297 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak Hazine üzerinde kayıtlı bulunan 302 ada 85 parsel sayılı taşınmazın 22.000 m2'lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davacının zilyetlik süresinin zilyetlik yoluyla iktisaba elverişli olmadığını, nizalı taşınmazın öncesinin ne şekilde kullanıldığı ve iktisaba elverişli olup olmadığının araştırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; kazanmayı sağlayan zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, dava konusu 302 ada 85 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişinin 31.05.2012 tarihli raporunda A harfiyle gösterilen kırmızı kuru kalemle taralı 14.041.08 m2'lik bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu 302 ada 85 sayılı parsele ait kadastro tutanağının ve tapu kaydının incelenmesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ileride ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu, muhtar ve bilirkişilerin müşterek beyan ve ifadelerinden anlaşıldığı belirtilmek suretiyle 30.07.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 42.6604,91 m2 yüzölçümü ile belgesizden, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespitinin yapıldığı ve tutanağının itirazsız olarak kesinleşmesi ile 26.12.2008 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmüştür. Mahkemece 30.05.2012 tarihinde yapılan keşfe katılan uzman ziraatçi bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın; topografik yapı itibariyle arazi sınıfının C, toprak yapısının kumlu-tınlı, meyil oranının %2-3, içerisinde 54 adet öbek yapılmış olup kenarlarında çalı, keven gibi çok yıllık bitkiler ve 17 adet çalı formunda alıç ağaçlarının bulunduğunu ve özel mülkiyete tabi tarıma elverişli arazi vasfında olduğunu bildirmekle birlikte, anılan bölümün tespit tarihinden geriye doğru en az kaç yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını açıklamamıştır. Bu kapsamda, dava konusu taşınmazın niteliği ve kullanım süresi bakımından tereddüt oluşmuştur.
.....
Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için uygun hava fotoğraflarından yararlanılmamış, tescil konusu taşınmazın çevresinde bulunan 302 ada 30, 32, 33, 35,39, 84, 83 parsellere ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile varsa dayanak tapu kayıtları ve........çalışmalarına ilişkin harita ve belirtme tutanakları getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde gözönünde tutulmamıştır.
Bu kapsamda, bir arazinin kullanım süresi, niteliği ve zilyetlik süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının dava konusu taşınmazın tespit gördüğü 2008 tarihinden önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için 2008 olan tespit tarihine göre, 20-30 yıl öncesine ait (1978-1988) stereoskopik hava fotoğraflarının istenilmesi ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülebilmesi, taşınmazın sınırlarının açıkça belirlenebilmesi ve bu amaçla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür.
Bu durumda; Mahkemece, taşınmazın çevresinde bulunan parsellere ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları ile dayanak tapu kaydı ve hüküm dosyalarının bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilmesi, ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotogrametri mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu marifetiyle tespit gören 20–30 yıl öncesine ait iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmaz başında uygulanması, taşınmazın niteliği ve kullanım süresinin ne zaman başlandığının belirlenmesine çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin bilimsel esaslara göre hazırlanan uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla denetlenmesi, taşınmaz üzerinde tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihinin duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesine çalışılması gerekir.
Öte yandan, dava konusu taşınmazın lehine hüküm kurulan davacıya babasından miras yoluyla intikal ettiği gözetilerek; miras bırakanı ve tüm mirasçıları bakımından miktar araştırmasının yapılması, adı geçenlerin belgesizden taşınmaz edinip edinmediklerinin Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüğü ile zilyetliğe dayalı tescil davası açıp açmadıklarının o yer Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü'nden sorulması, belgesizden edinilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile tapu kayıtlarının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden, zilyetliğe dayalı tescil dosyalarının ise bulundukları mahkemelerden getirtilerek 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yer alan sınırlamalar bakımından gözönünde tutulması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy