MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mirasçılık belgesinin iptali
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki mirasçılık belgesinin iptali davasının reddine dair Hendek Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 09.10.2012 gün ve 160/348 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kök miras bırakan ...’nin 20.10.1954 tarihinde öldüğünü, mirasçısı olarak ... ile ...’den olma torunu ... ...ve kızı ...’nin kaldığını, ne var ki, mirasçılardan ... ...nin ... 11. Sulh hukuk Mahkemesinin 20.04.1978 tarih 1978/642-520 Esas ve Karar sayılı veraset belgesini aldığını, bu veraset belgesinde mirasçı...’nin ketmedildiğini açıklayarak önceki veraset belgesinin iptali ile yeni veraset ilamın verilmesini talep ve dava etmiştir.
Murisin diğer mirasçılarına husumet yöneltilmiş; dava dilekçesi kendilerine tebliğ edilmiş, ancak, davalı ... açılan davaya bir diyeceği olmadığını, önceki verasetin iptali ile yasal mirasçıların belirlenmesini talep etmiştir. Diğer mirasçılar herhangi bir cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, karar yerinde yazılı olan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davacı tarafından dilekçesinde yazılı olan nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; davacının iptalini talep ettiği yukarıda tarih ve numarası yazılı olan veraset belgesi hasımsız olarak alınmış olup; her zaman aksinin ispatı mümkündür. Esasen, hasımlı olmadığı için ilam niteliğinde değildir ve kesin hüküm teşkil etmez. Davacı eldeki davada kök murisin diğer mirasçılarına husumet yönelterek önceki hasımsız veraset belgesinin iptali ile hasımlı veraset ilamı alınmasını talep etmiştir. Bu durumda, ketmedilen (saklanan) mirasçının işbu davasını her türlü delille ispat etmesi mümkündür.
Bundan ayrı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 1. maddesi ile aynı yasanın 4/1-ç bendi ve 383/1. fıkrası ile HMK:nun 382/2-c kısmının 6. bendi uyarınca ve TMK'nun 598/1. fıkrası dikkate alındığında hasımsız olarak alınan veraset
belgesinin iptali ve hasımlı veraset ilamı alınmasına ilişkin davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılıp görüleceği anlaşılmakla dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davacının temyiz itirazları şimdilik sair hususlar incelenmeksizin açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nun 440/III -1,2,3 ve 4 bentleri gereğince karar düzeltme yolunun kapalı olduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy