.......
......aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair....... verilen 16.07.2012 gün ve 349/237 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, uyuşmazlık konusu davalı hazine adına kayıtlı 161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 50m2'lik bölümünün, vekil edeni adına kayıtlı dava dışı 161 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğu halde, kadastro çalışmaları sırasında davalı hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu kısıma ilişkin tapunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, 161 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile fen bilirkişinin 10.04.2012 tarihli raporunda kırmızı ile taralı A harfi ile gösterilen 50 metrekarelik kısmın 161 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu 161 ada 1 parsele ilişkin kadastro tutanağı, tapu kaydının incelenmesinde, 30.11.1998 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı ile maliye adına kayıtlı iken, 2003 yılında yol geçmekle iki kısma ayrıldığı halen de bu şekilde kullanıldığı belirtilerek, arsa niteliğiyle, 4562,55 m2 olarak, 04.06.2008 tarihinde Maliye Hazinesi adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 02.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmaza komşu, davacıya ait nizasız 161 ada 3 parselin kadastro çalışmaları sırasında, senetsizden, arsa niteliğiyle 294,14 m2 olarak, 04.06.2008 tarihinde ..... kızı ... adına tespit görmüş ve itirazsız olarak 02.12.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Çap kaydına göre davacı işbu taşınmazı 24.03.2010 yılında tapudaki satış yoluyla edinmiştir. Kural olarak çap iktisap eden kişinin hakkı (çap kaydının hukuken maliki geometrik olarak sınırları ve kapsamı belirlendiği için) çapın sınırları ve miktarıyla geçerlidir. Somut olayda davacı bayiinden dava hakkını devir almamıştır. Hal böyle olunca, açıklanan nedenle davacının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı biçimde kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
......
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan usul, yasa ve Dairenin yerleşmiş içtihatlarına aykırı olan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy