MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer artış payı ve katılma alacağı
... ile ... aralarındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasının reddine dair ... 8. Aile Mahkemesi'nden verilen 22.11.2012 gün ve 319/1563 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, tarafların 1994 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınarak davalı adına tescil edilen 7917 ada 29 parsel üzerindeki 4 nolu bağımsız bölümün, ziynet eşyalarının katılması suretiyle satın alınan önceki 13181 ada 13 parsel üzerindeki 20 nolu bağımsız bölümün satılması neticesinde elde edilen gelirle edinildiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 16.03.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talep miktarını 70.000 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, 20 nolu önceki taşınmazın vekil edenin kişisel malı olduğunu, 4 nolu bağımsız bölümün alınması sırasında 10 yıl vadeli konut kredisi kullandığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 10.08.1994 tarihinde evlenmişler, 10.12.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 22.03.2011 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2.m) yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202 ve 4722 s.y. 10. m).Önceki 20 nolu bağımsız bölüm 03.12.1994 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edilmiş, 03.02.2006 tarihinde satış yoluyla dava dışı kişiye devredilmiş, dava konusu 7917 ada 29 parsel üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm 24.02.2006 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir.
Dava; TMK.nun 227.maddesi uyarınca değer artış payı ve katılma alacağı isteğine ilişkindir. Davacı vekili, önceki taşınmazın edinilmesine 8 adet bilezik, 1 takı seti ve 100 adet çeyrek altının satılmasından elde edilen parayla katkıda bulunduğunu, 20 nolu bağımsız bölüm satılarak davaya konu Keçiören’deki 4 nolu dairenin alındığını ileri sürerek talepte bulunmuştur. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde, kanuni delillere dayandığını belirtmiş olmakla aynı zamanda yemin deliline de dayandığının kabulü gerekir.
T.C.Anayasası'nın 36. maddesinde, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine TMK.nun 6.maddesine göre, iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacının iddiasını ispat bakımından yemin deliline de dayandığı anlaşıldığına göre, öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması, kullanmak istediği takdirde usulüne uygun bir biçimde davalının HUMK.nun 337 (HMK.nun 227.m. vd) maddesi gereğince davet edilmesi ve HMK.nun yemine ilişkin hükümleri dikkate alınarak usulüne uygun bir biçimde yemin teklifini kabul ettiği taktirde davalının yeminli beyanının alınması ve elde edilecek sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece bu gerekliliğe uyulmadan yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan; dava konusu 4 nolu bölüm, 24.02.2006 tarihinde satın alınmış ve davalı tarafça taşınmazın banka kredisi kullanılmak suretiyle satın alındığını, ödemelerin halen sürdüğünü bildirmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı 17.03.2006 tarihinde 41.500 TL. miktarında 120 ay vadeli banka kredisi kullanmış, 25.08.2010 tarihinde yapılandırılmak suretiyle vadesi 60 aya düşürülmüştür. Banka kredisinin kullanıldığı tarih itibarı ile taraflar arasında yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olup banka kredisinin kullanıldığı tarih ile mal rejiminin sona erdiği 10.12.2009 yılı arasındaki ödemelerin tasfiyeye tabi edinilmiş mal olduğu ve davacının bu miktar üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
O halde Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının ziynet eşyalarını satmak suretiyle Demetevler’de bulunan 20 nolu bağımsız bölümün alınmasına katkıda bulunup-bulunmadığının belirlenmesi, boşanma davası 10.12.2009 tarihinde açılmış olup, taraflar arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/son fıkrası uyarınca bu tarihte sona erdiğinden, banka kredi taksitlerinin ödenmeye başlandığı tarih ile boşanma dava tarihine kadar ödenen toplam taksitlerin edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönem içinde ödendiği, davalı tarafından ödenen taksitlerin toplam taksit miktarına oranının edinilmiş mallara katılma rejimi için gözetilmesi gereken artık değer, kalan oranın ise davalı ... tarafından ödenmesi gerektiği düşünülerek onun kişisel malı olduğunun kabulü ile belirtilen oranlara göre hesabın yapılması ve davacının değer artış payı ile artık değer üzerindeki 1/2 alacağının belirlenmesi gerekirken yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınmadan yetersiz araştırmayla yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/1 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy