MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ...(Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.07.2011 gün ve 34/95 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 123 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki olduğunu, parsele bitişik olan ve tapulama çalışmalarında tespit dışı bırakılan taşınmazı 30 yıldır kullandığını açıklayarak, bu yerin adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Ayrıca, nizalı yerin ... adına tescilini talep etmiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi, tebligata rağmen oturumlara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının imar-ihyası ile birlikte taşınmaz üzerinde 30 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişilerin 24.03.2011 tarihli krokisinde A ile gösterilen 5.005,75 m²'lik taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; nizalı taşınmazın batısında bulunan 123 parsel, 13.09.1963 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında Şubat 1926 tarih ve 5 nolu tapu kaydının revizyonu ile "sulu tarla" niteliği ile Gülhaş oğlu ... adına tespit edilmiş, tespit 12.05.1966 tarihinde kesinleşmiştir. 25.09.1975 tarihinde tahsis işlemi ile parsel davacı Külhaş oğlu ... adına tescil edilmiştir. Nizalı taşınmazın "taşlık" niteliği ile tespit dışı bırakıldığı, 123 parsele revizyon gören tapunun, taşınmazın yönünü "hali arazi" okuduğu belirlenmiştir. Gerek taşlık, gerekse hali arazi nitelikli böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmüne göre kazanılması mümkündür.
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihin en iyi belirleme yöntemlerden biri de hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının kadastrodan sonraki geçmiş yollara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit dışı bırakılma tarihi olan 1963 yılından sonra ancak dava tarihine göre 20 yıl öncesine ait (1990-1980 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan
ayni tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların... Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrometri uzmanı aracılığıyla hava fotoğrafları ile paftalarının yapılacak keşifte uygulanması, taşınmazın hava fotoğraflarının çekildikleri, paftaların ise düzenlendikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının hiç bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bu konu bilirkişiden gerekçeli ve denetime açık rapor alınmalıdır.
Bundan ayrı uzman bilirkişi, ziraat mühendisinden taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenmek suretiyle, dava konusu yerin imar ve ihya edilip edilmediği, edilmişse yaklaşık hangi tarihte imar ve ihyanın tamamlandığı, bu tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolup dolmadığının belirlenmesi, zirai bilirkişiden gerekçeli karşılaştırmalı rapor alınması gerekir. Şahit ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetlik başlangıç tarihi ayrı ayrı belirlendikten sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılarak karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilemez.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy