.....
... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair........verilen 16.07.2012 gün ve 344/238 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro sırasında adına tespit ve tescil edilen dava dışı 174 ada 31 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olduğu ve yol niteliğinde bulunmadığı halde, paftasında gösterilmek suretiyle yol olarak tespit harici bırakıldığını açıklayarak adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin 10.04.2012 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 143,93 m²'lik taşınmaz bölümünün kaydının iptali ile 174 ada 31 parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı adına kayıtlı nizasız 174 ada 31 parselin kadastro tespiti 18.09.2008 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava harcı alınarak 13.09.2011 tarihinde açılmıştır. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar en az 20 yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında ise tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Mahkemece davanın makul süre içerisinde açıldığı kabul edilmiş ise de, Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Kadastro çalışmalarının yapılmasıyla paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten 2 yıl 11 ay 25 gün geçtikten sonra açılan bu davanın
..
makul süre içinde açıldığı kabul edilemez. Davaya konu paftasında yol olarak gösterilen ve teknik bilirkişinin krokisinde A ile işaretli yer için tespit öncesi iddialar bakımından makul süre geçmiş, tespit sonrası sebep için 20 yıllık süre dolmamıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Kabule göre de; paftasında yol olarak belirlenen taşınmaz tapusuz yer olduğundan mahkemenin kararında yazılı olduğu üzere “ bu kısmın kaydının iptaline” şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2 bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy