MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı alacaklı vekili, ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1579 (2012/308 yeni esas) sayılı takip dosyasında 06.03.2012 tarihinde, haczedilen menkullerin ve işyerinin davalı borçlu şirkete ait olduğunu İcra Müdürlüğünce haczin İİK'nun 99. maddesi gereğince yapıldığı bildirilerek istihkak davası açmak için kendilerine yedi gün süre verildiğini, bunun yasaya aykırı olduğunu, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı borçlu ve üçüncü kişi şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiş, dosya üzerinden haciz yerinde borçlu şirkete ait belgeler bulunduğu, borçlu şirketin yetkilisi ve çalışanları ile üçüncü kişi şirket arasında fiili bağlantı bulunduğu, her iki şirketin işbirliği içerisinde hareket ettiği anlaşıldığından ve mahcuzların borçluya ait olduğu kabul edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmiştir. Karar davalı üçüncü kişi Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstihkak davalarına İİK'nun 97/11. maddesi uyarınca, genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. İcra Hakimi, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yöntemine uygun biçimde davet etmeden hüküm veremez.
Basit yargılama usulünü düzenleyen HMK'nun 317 ve devamı maddelerinde belirtilen usul çerçevesinde yargılama yapılıp hüküm verilmesi gerekir.
Anayasa'nın 36. maddesine göre herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia ve savunma ile adil yargılanma haklarına sahiptir. Taraflara iddia ve savunmaları sorulmadan, delil sunma imkanı tanınmadan dosya üzerinden karar verilmesi, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır.
Somut olayda, davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde, haczin İİK'nun 99. maddesi hükmüne göre yapılmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek, şikayetten söz etmiş ise de, dilekçenin “ Sonuç ve İstem” bölümünde, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine, haczin devamına % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Hakim tarafların nitelendirmesi ile bağlı olmayıp ileri sürülen olguları belirleme, hukuksal açıdan nitelendirme ve uygulanacak yasa hükmünü bulma görevine sahiptir. Bu ilke ışığında uyuşmazlığın İİK'nun 99. maddesine dayalı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi niteliğinde olduğu
kabul edilerek, alacak tutarı ve mahcuz malların değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 peşin harç alınarak duruşma açılması, taraflara duruşma gün ve saati tebliğ olunarak kanıtların toplanması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde duruşma açmaksızın dosya üzerinden inceleme sonucu karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Davalı üçüncü kişi vekilinin yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy