MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; takip dayanağı ilamın boşanma hükmü olduğunu ve kesinleşmeden takibe konulamayacağını belirterek, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece ilamın kesinleşmediği iddiası ilama aykırılıkla ilgili olmadığı için, şikayetin süreye tabi olduğunu, dava açmak için yasal süre olan 7 günlük sürenin geçirilmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hüküm, şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez.
Somut olayda icra takibine konu edilen ... 1. Aile Mahkemesi'nin 31.05.2012 tarih 2011/1110 Esas, 2012/801 Karar sayılı ilamında, tarafların boşanmaları yanında “30 adet çeyrek altının aynen iadesine ya da bedelleri olan 4.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ilişkin hüküm de kurulmuştur. Bu kalem alacak ise boşanma ilamının feri niteliğinde değildir. Bu durumda kesinleşmeden takibe konu yapılabilir ise de, anılan şikayetin yasal 7 günlük süre içinde yapılması gerekir. İcra emri borçlu vekiline 27.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, dava ise 28.11.2012 tarihinde açılmakla 7 günlük yasal süre geçmiştir. İcra emrinde yer alan vekalet ücreti, yargılama gideri ve bunların işlemiş faizi boşanma ilamının fer'isi niteliğinde bulunduğundan, boşanma ilamı kesinleşmeden takibe konu edilemez. Ayrıca söz konusu alacaklar nedeniyle kesinleşmeden takip yapılmayacağı yönündeki şikayetler süresiz olarak İcra Mahkemesi'nce incelenir. Bu durumda maddi tazminata (30 adet çeyrek altın) yönelik alacak bakımından şikayetin süreden reddi, diğer alacaklar için ise esastan incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bütün alacaklar yönünden süreden red kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy