MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, taraflar arasında 18.07.2009 tarihinde düzenlenen protokol gereğince yapılan ödemeler sonucu borç sona ermiş olmasına rağmen icra dosyasının yenilenerek mükerrer tahsilat yapılmak istendiğinden bahisle takibin iptalini vekil edeni lehine % 40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ise, 08.07.2009 tarihli 18.000 TL alındığına ilişkin belgedeki imzayı kabul ettiğini, ancak, Avukat ...'ın parayı aldığına dair belgelerde imzaları olmakla birlikte, alacağının tamamını kendisine vermediğini, avukatı şikayet ettiğini, ancak parası olmadığı için azledemediğini beyan etmiş, Mahkemece, davalının savunması yersiz bulunarak takibin iptaline % 20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İİK'nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlunun yedi gün içinde dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabileceği, itfa veya imhal iddiasının yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle ispat ettiği takdirde icranın geri bırakılacağı düzenlenmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri bakımından, iddiayı ispata elverişli belgeler belirtilmiştir.
Bu durumda Mahkemece, dosyaya sunulan ödeme belgeleri borçluya açıklattırılarak, var ise protokole uygun ödeme belgeleri istenip alacaklı taraftan da ödeme belgelerine karşı beyanları sorularak protokol gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan ilamlı takiplerde istemin reddi ya da kabulü halinde tazminata hükmolunacağına dair yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Mahkemece alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.