MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
F... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Aile Mahkemesi'nden verilen 28.06.2011 gün ve 72/678 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tapuya tescil edilen 2781 ada 95 parsel 2 numaralı bağımsız bölümde ½ katkı payının verilmesi ve tapu kaydının ½ hissesinin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, evlilik tarihinden niza konusu evin alım tarihine kadar davacının çalışmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, katkı payı alacağı davasına ilişkin tanıkların sürede sunulmadığından kesin mehile riayetsizlikten ve görülmekte olan davanın tefriken geldiği boşanma davasında dinlenen tanıklarla da iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 21.11.2002 tarihinde evlenmiş, 07.10.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 28.03.2012 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur. Dava konusu 2781 ada 95 parselde 2 numaralı bağımsız bölüm satın alma suretiyle 06.12.2004 tarihinde davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
TMK'nun 179.maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Taraflar arasında başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Başka bir anlatımla dava konusu taşınmazın edinildiği tarih itibariyle eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2.maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde nizalı taşınmazda ½ katkı payının olduğunu belirtmiş, bunun yanısıra ½ paya ilişkin tapu kaydının iptali ve adına tescilini talep etmiştir. Davanın terditli açıldığı, öncelikle tapu iptali ve tescil, aksi halde alacak isteğini içerdiği anlaşılmaktadır. Evlilik birliği içinde davalı eş adına alınan taşınmaza ilişkin eşler arasında 4721 sayılı TMK'nun 706 (MK'nun 634) maddesi gereğince düzenlenmiş mülkiyetin aktarımı ile ilgili resmi bir sözleşme bulunmamaktadır. 07.10.1953 tarih 8/7 sayılı İBK uyarınca taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacı, bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemez. Bu durumda tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmiş olması sonucu itibariyle usul ve yasaya uygundur.
2013/2949-5424
Davacı tarafın bedele ilişkin talebine gelince; olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif hakime aittir. Dava, TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236.maddelerine dayalı katılma alacağı isteğine ilişkindir. TMK'nun 231.maddesine göre artık değer, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. Davacı eş, hesaplama sonucu ortaya çıkan artık değerin yarısı oranında hak sahibi olur. Temyiz incelemesine konu dava, boşanma davasında karşı dava olarak açılmış ve tefrik edilmiştir. TMK'nun 222.maddesinin son fıkrasına göre bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Davaya konu taşınmazın evlilik birliği içinde eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde edinildiği sabittir. Varsa aksi iddianın ispat yükümlüsü TMK'nun 6 ve 222.maddesine göre davalı taraftır. Somut olayda, davalı taraf uyuşmazlık konusu taşınmazın kişisel mal grubundan edinildiğine dair savunma ileri sürmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde davalı eş adına edinilen dava konusu taşınmazın belirlenecek tasfiye tarihi itibariyle değeri üzerinden yukarıda yazılı şekilde davacının katılma alacağının tespiti ile dava dilekçesiyle harçlandırılan talebin de nazara alınması ve sonucuna göre bedel yönünden bir karar verilmesidir. Dava konusu taşınmazın 4721 sayılı TMK'nun yürürlük tarihinden sonra edinildiği, davanın katılma alacağı isteği olduğu ve aksini ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18,40 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 11.04.2013 oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy