MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine dair ... l. Aile Mahkemesi'nden verilen 04.10.2012 gün ve 751/788 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 1989 yılında ...'dan göç eden davacı ve davalının boşandıklarını, davacının evlilik birliği içinde vasıflı işlerde çalışarak elde ettiği gelirin davalı tarafından alınıp babasına verildiğini, davalının babasının ailece biriktirilen bu para ile üzerine 4 katlı bina yapılan 244 ada 11 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazı satın alarak tapuda adına tescil ettirdiğini ve davalının babasının ölümü ile taşınmazın 1/2 payının davalıya intikal ettiğini açıklayarak, davalıya düşen miras payının 1/2'sinin iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taşınmazın miras payı olarak davalıya intikal ettiğini, davacının taşınmazın edinilmesinde ve üzerindeki binanın yapımında herhangi bir katkısının bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasını murisin terekesine karşı genel mahkemede açması gerektiğinden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılmak mümkün bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmazın edinilmesine ve üzerindeki binanın yapımına katkıda bulunduğunu açıklayarak davalıya düşen miras payının yarısını istemiş olduğuna göre davacının isteği mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Bu davaların çözüm yeri 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi gereğince Aile Mahkemeleridir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir.
Mahkemece, davanın bu niteliği dikkate alınarak toplanan delillerin sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi