MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının bozulmasına dair 13.11.2012 tarih, 2012/9502 Esas, 2012/10402 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine tasarrufun iptali ilamında lehine hükmedilen yargı gideri ve vekalet ücretinin tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlular vekili icra emri tebliği üzerine, ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceği ve ilamda müteselsilen tahsile hükmedilmediği halde, her bir borçludan alacağın tamamının istenmesinin ilama aykırı olduğu gerekçesiyle icra takibinin iptali talep edilmiştir. Mahkemece ilamın kesinleşmeden takibe konabileceğinden buna ilişkin şikayetin reddine, ilamda müteselsilen tahsile hükmedilmediğinden, her bir davalının talep edilen alacağın ¼'ünden sorumlu olacağından, şikayetçi borçlu yönünde bu kısmından fazlasına ilişkin talebin iptaline karar verilmiştir.
HMK'nun 367/2. maddesi gereğince taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez.
Somut olayda takip konusu ilamda, borçlu davalının alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yaptığı taşınmaz satış işleminin iptalinin İİK'nun 277 ve müteakip maddeleri gereğince talep edildiği ve mahkemece alacaklıya alacağının tahsili imkanının sağlanması bakımından dava konusu taşınmazlar yönünden haciz ve satış yetkisi verilmesine hükmedilmiştir. Bu kararın amacının İİK'nun 283.maddesine dayalı olarak yanlızca borçlunun tasarrufuna konu ettiği maldan alacaklının alacağının tahsili olanağını sağlamaktan ibarettir. Bu nedenle söz konusu ilam, bu haliyle ayni değil şahsi niteliktedir. İlamın fer'isi niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağı takibe konulduğuna göre bu tür alacaklar da asıl karara tabi olmakla , yukarıda yazılı HMK'nun 367/2. maddesi kapsamında kalmadığından dayanak ilamın infazı için kesinleşme şartı aranmaz.
Bu durumda yukarıdaki yasal düzenleme ve dosya kapsamı nazara alındığından ;
1- Mahkeme kararının ilamın kesinleşmeden icra edileceğine ilişkin gerekçesi yerinde olup buna yönelik hüküm bölümünün onanması gerekirken bozulduğu anlaşılmaktadır.
2- İlamda dört davalı mevcut olup yargı gideri ve vekalet ücreti alacağının davalılardan tahsiline hükmedildiği, müteselsilen tahsile ilişkin bir ifadenin yer almadığı ve şikayete tüm davalılar adına vekillerince gelindiği gözetilerek, tüm borçluların alacağın
./.
-2-
2013/300-4754
¼ 'ü oranında sorumlu oldukları yönünde hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece tek bir borçlunun şikayete geldiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir. Karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Mahkeme kararındaki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı dikkate alınarak, kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ :Alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 13.11.2012 tarih ve 2012/9502 Esas, 2012/10402 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Mahkeme kararının 1.bendi 2.cümlesinde yer alan ''takipte istenen alacağın ¼'ünün davacıdan tahsiline, fazla talep edilen miktarın iptaline'' sözcüklerinin karar metninden çıkartılmasına, yerine ''davalıların her birinin takipte istenen alacağın ¼ 'ünden sorumlu olduklarına'' sözcüklerinin yazılmasına kararının yukarıda yazılı gerekçe ile ve İİK'nin 366 ve HUMK'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 43,90 TL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy