......
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ........ verilen 31.10.2012 gün ve 23/194 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak hazine adına kayıtlı 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile dava konusu 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, ...... 4.Bölge Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda ...... göl sahasının kamulaştırma alanı içerisinde kaldığının anlaşılması karşısında, mülkiyetinin davacı adına tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 297. maddesinde (HUMK 388) mahkeme hükmünde bulunması gereken hususlar bentler ve fıkralar halinde açıklanmıştır. Aynı kanun maddesinin son fıkrasında ise; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda hüküm fıkrasında aynen "Davanın KABULÜ ile ........kain 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile dava konusu 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, .... Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı doğrultusunda ......sahasının kamulaştırma alanı içerisinde kaldığının anlaşılması karşısında, mülkiyetinin.....ğlu, 1938 doğumlu, ......Kimlik numaralı davacı ... adına tespitine" şeklinde karar verilmiştir. Mahkemenin bu hükmü, az yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırıdır. Hükümde, 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali denildikten sonra, davacı adına tespitine demek suretiyle oluşturulan çelişkili hüküm fıkrası, tereddüt oluşturduğu gibi açık ve anlaşılır da değildir. Hüküm fıkrasında hem iptal hem tespit kararı verilmesi usule aykırıdır.
Diğer yönden; dosyadaki bilgi ve belgelere göre,.....Genel Müdürlüğü 4. Bölge Müdürlüğü'nün 30.10.2012 tarihli cevabi yazısında, dava konusu 264 ada 9 parsel sayılı taşınmazın.....kamulaştırma sahası içerisinde kalmakta olduğu belirtilmiştir. Ancak yazı cevabına göre dava konusu taşınmaza ait kamulaştırma haritası
......
getirtilip mahallinde uygulanmamıştır. Öncelikle ilgili kamulaştırma haritası bulundukları yerden getirtilmeli, daha sonra mahallinde yöntemine uygun bir şekilde uygulanarak, dava konusu taşınmazın kamulaştırma krokisi kapsamında kalıp kalmadığı hususunda teknik bilirkişiden rapor alınmalı, taşınmazın kamulaştırma krokisi kapsamında kaldığının anlaşılması halinde dava konusu taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davalı hazine temsilcisinin temyiz itirazların kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........