MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, ... 7. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında gönderilen icra emrine dayanak gösterilen ...1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.03.2012 tarih 2010/227 Esas-2012/123 Karar sayılı ilamın hüküm kısmında “dava konusu olan 1 adet silkelemeli torbalı toz filtre makinesinin davacı tarafça, davalı tarafa iadesi ve teslimi koşulu ile 39.050,00 TL'nin dava tarihi olan 28.02.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine” şeklinde karar verildiğini, ayıplı mal yasaya göre usulüne uygun teslim edilmeden alacağın tahsilinin mümkün olmadığı gibi icra emrinde teslimin hangi sürede yapılacağı belirtilmediğinden icra emrinin de usulüne uygun olmadığını, karar temyiz edildiği için ilama konu malın ayıplı olduğu hususu henüz kesinleşmediğinden, kesinleşmeyen ilamın infazının yapılamayacağını, işlemiş faizin ve ana para için istenilen yıllık % 17,75 oranının fahiş olduğunu açıklayarak, takibin ve icra emrinin, fahiş işlemiş faiz ve faiz oranının iptaline, alacaklının HMK'nun 329. maddesi uyarınca disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, işlemiş faizin 40.613,03 TL olarak kabulüne, fazla kısmın iptaline, şikayetçinin diğer şikayetlerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, ayıplı malın iadesine, bedelinin tahsiline yönelik ilamların icra takibine konu edilmesi için kesinleşmesine gerek yoktur. Bundan ayrı her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre incelenip sonuçlandırılarak, hükme bağlanır. (28.11.1956 tarih, 15/15-İBK, Hukuk Genel Kurulu’nun ... Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli ve 17.03.1954 tarih -3/40-495. sayılı-Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 29.11.2012 tarih 2012/24263-35693 sayılı kararı)
2013/3108 - 2013/4828
İİK’nun 24/1 maddesinde "bir taşınırın teslimine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder." Hükmü yer almaktadır. Somut olayda, icra takibi 12.06.2012 tarihinde başlatılmış, aynı gün çıkarılan icra emrinde, İİK’nun 24/1 maddesinde koşul olarak getirilen işin yapılacağı 7 günlük süreye yer verilmemiştir. Bu durumda; icra emri yasaya aykırı olarak düzenlenmiş olup, iptali gerekir. Her ne kadar; yargılama sırasında İcra Müdürlüğü'nce borçlu-şikayetçiye ayıplı malın teslim alınması yönünde muhtıra çıkarılmış ise de; şikayet tarihindeki koşullara göre şikayetin kabulü gerekeceği gibi sonradan çıkarılan muhtırada 3 günlük süre tayin edilmiş olup, verilen bu süre anılan yasanın yukarıda açıklanan amir hükmüne aykırıdır.
O halde; İcra Mahkemesi'nce, icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.