MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine yapılan ilamlı takibe ilişkin şikayetinde, ilamda vekille temsil edildiği halde icra emrinin asile tebliğ edildiğini ve ilama aykırı olarak düzenlendiğini ileri sürerek iptalini talep etmiş, Mahkemece icra emrinin vekile tebliğ edilmemesi nedeniyle iptaline karar verilmiş, bu karar icra emrinin iptalinde borçlunun hukuki menfati bulunmadığı, işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma hükmüne uyulmuş olmasına rağmen yargılama sırasında, dosya borcunun ödenmesi nedeniyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, taraf vekilleri lehine 400 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Alacaklı vekili davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, bu nedenle aleyhlerine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
23.12.1976 tarih ve 7/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, her davanın (takibin), açıldığı tarihdeki (takip tarihindeki) koşullara göre çözümleneceği ifade edilmiştir.
Bu durumda dosya borcu sonradan ödenmiş olsa bile, borçlunun ilama aykırı icra emri düzenlendiği yolundaki şikayetinin haklı olup olmadığı, şikayet tarihindeki koşullara göre incelenip karara bağlanmalıdır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek dosya borcunun ödenmiş olması nedeniyle, davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir. Ne var ki borçlunun temyizi bulunmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Alacaklı vekilinin vekalet ücreti ve yargı giderine ilişkin temyiz incelemesinde ise, Mahkemece yukarıda bahsedildiği üzere işin esası yönünden inceleme yapılarak, borçlunun şikayetinde haklı olup olmadığı tespit edilerek, taraflar aleyhine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.