MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mal rejimi tasfiyesi
... ile ... aralarındaki mal rejimi tasfiyesi davasının reddine dair ... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 18.01.2012 gün ve 593/20 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalının maliki bulunduğu taşınmazın iç inşaatında gerek bizzat çalışarak gerekse bir kısım masrafları ödeyerek katkı sağladığını, yine Hacıyaka mevkiinde davalının annesi adına kayıtlı bulunan taşınmazın satılarak alınan taşınmazın edinilmesinde bir miktar maddi destek sağladığını, öte yandan evlilik birliği içerisinde banka kredisi ile alınan... plakalı aracın kredi geri ödemelerinin bir kısmının evlilik birliği içerisinde gerçekleştiğini açıklayarak, davalı ile aralarındaki mal rejiminin tasfiyesini ve bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000 TL'nin davalıdan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, ... plakalı aracın davalının dava dışı kardeşi ile çektiği banka kredisinin yarısı ile alındığını, kredi geri ödemelerinin yarısının davalının kardeşi, kalan yarısının ise davalı tarafından kendi maaşıyla ödendiğini, davacının nizalı araçta katkısının bulunmadığını, ... mevkiindeki taşınmazın davalının annesinin adına kayıtlı taşınmazın satışından elde edilen gelir ile yine davalının annesi adına alındığını, tarafların katkısının bulunmadığını, yine davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın taraflar evlenmeden önce davalı tarafından edinildiğini ve davalının taşınmazın iç inşaatında katkısının bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar ilk kez 27.07.2001 tarihinde evlenmişler, 09.04.2003 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 10.07.2003 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Bu kez, ikinci kez 28.06.2004 tarihinde evlenmişler, 16.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüyle 09.12.2009 tarihinde boşanmışlardır. 4721 sayılı TMK'nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacaktır. Taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğine göre, evlenme tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK'nun 202.maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaklardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2.maddesine göre boşanma davalarının açıldığı 09.04.2003 ve 16.03.2007 tarihleri itibariyle sona ermiştir. Eş anlatımla; eşler arasındaki mal rejimi 27.07.2001 ile 09.04.2003 ve 28.06.2004 ile 16.03.2007 tarihleri arasında geçerlidir.Davacının, hükmün Hacıyaka mevkiinde kain taşınmaza yönelik bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün Hacıyaka mevkiinde kain taşınmaza yönelik bölümünün ONANMASINA,Davacının, hükmün dava konusu 183 ada 1 sayılı parselde kain 16 nolu bağımsız bölüme ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Her ne kadar, davacı; dava konusu taşınmazın iç inşaatının yapılmasında gerek bizzat çalışarak gerekse bir kısım masrafları ödeyerek katkı sağladığını ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi kapsamında alacak isteğinde bulunmuş ise de; taşınmazın iç inşaatında bizzat çalışması maddi katkı sayılmayacağından Mahkemece, bu yönde anılan istek bakımından ret kararı verilmesi doğru olmuştur. Ne var ki; davacı, nizalı evin iç inşaatında bir kısım masrafların kendisi tarafından karşılandığını ileri sürerek bu kapsamda dosyaya delil olarak adi yazılı senetler sunmuştur. Bu senetlerin incelenmesinde, ödeme tarihlerinin taraflar arasında ilk evlilik birliğinin kurulduğu 27.07.2001 tarihinden önce oldukları görülmüştür. Hal böyle olunca, taraflar arasında evlilik birliği, eş anlatımla mal rejimi kurulmadan önce yapıldığı iddia edilen ödemelere ilişkin alacak isteğini inceleme görevi 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca Aile Mahkemelerinin görevi kapsamı dışında bulunmaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Hal böyle iken, davacıya dava dilekçesinde gösterdiği dava değerinin ne kadarlık kısmının anılan isteğe ilişkin olduğunun açıklattırılarak, bu istek bakımından 6100 sayılı sayılı HMK'nun 1 ila 4. maddeleri uyarınca genel mahkemeler görevli bulunduğundan, Mahkemece isteğin eldeki davadan tefrik edilerek Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak anılan istek bakımından da Aile Mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulması doğru olmamıştır.Davacının, hükmün dava konusu ... plakalı araca ilişkin kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dava konusu araç edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu 12.08.2005 tarihinde satış suretiyle davalı eş adına tescil edilmiştir. 4721 sayılı TMK'nun 222.maddesi son fıkrası hükmü uyarınca, bir eşin 01.01.2002 tarihinden sonra edindiği bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilecektir. Aksini ispat eden eş, iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Hemen belirtmek gerekir ki, eşlerin maaş gelirleri edinilmiş mal hükmünde bulunmaktadır. Bu kapsamda, dava konusu aracın banka kredisi ile alındığı ve bankadan çekilen kredinin yarısının araç alımında kullanıldığı, kalan yarısının dava dışı olan davalının kardeşi tarafından harcandığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece, davacıya dava dilekçesinde gösterdiği dava değerinin ne kadarlık kısmının anılan isteğe ilişkin olduğunun açıklattırılması, ilgili bankadan kullanılan kredinin miktar ve geri ödeme taksit tutarlarına ilişkin ekstrelerin getirilmesi, taksitlerin ne kadarlık miktarının taraflar arasındaki mal rejiminin son bulduğu 16.03.2007 (ikinci boşanma davasının açıldığı) tarihine kadar ödendiğinin ve 16.03.2007 tarihinden sonra kalan bakiye borç miktarının belirlenmesi, bu kapsamda nizalı aracın 4721 sayılı TMK'nun 232. maddesi uyarınca hüküm tarihine en yakın değerinin (sürüm değeri) belirlenmesi, TMK'nun 231. maddesi kapsamında aracın belirlenen sürüm değerinden kalan kredi borç miktarının yarısı düşülerek (banka kredisinin yarısının araç alımında kullanıldığı ihtilafsız olduğundan) varsa kalan artık değerin yarısının davacıya verilmesine karar verilmesi, bu kapsamda gerekirse hesap bilirkişisinden rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün yukarıda anılan bölümlerinin 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4. HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy