........
... ile Hazine ve Ziyaret Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ......... verilen 02.11.2012 gün ve 42/323 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak, tapuda vekil edeni adına kayıtlı bulunan dava dışı 177 ada 1parsel sayılı taşınmaza bitişik olan ve kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın, davacıya ait parsele eklenmek suretiyle vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... tüzel kişiliğine dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen oturumlara katılmamış ve yanıt vermemiştir
Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 04.06.2012 tarihli krokili raporunda kırmızı renk ile işaretli 82,61 m2'lik kısmın davacı adına kayıtlı 177 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dahil edilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak, tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde dava açılmış ise, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Buna göre; somut olayda dava konusu taşınmaz, davacıya ait 177 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanağına göre 26.03.2008 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol niteliği ile bırakılmış olup; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 7/4. maddesine göre kadastro tutanağı düzenlenmeyen bu yerle ilgili olarak kadastroya tabi olması yolunda herhangi bir iddia vaki olmamış ve dava tarihi olan 31.01.2011 tarihine kadar geçen süre içerisinde hak arama yoluna başvurulmamıştır.Bu durumda davanın, makul sürede açılmadığı ve dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediği de dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tescil davasının kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi uyarınca uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince İlama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 29.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.......
Full & Egal Universal Law Academy