....
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ....... verilen 02.11.2012 gün ve 299/320 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; Hazine adına tescil edilen 24 ada 3 parselin içerisinde kalan ve vekil edenine ait olan yaklaşık 2000 m2 arazinin kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tescil gördüğünü ve kadastro tutanaklarının kesinleştiğini, 2000 m2'lik arazinin vekil edenine ait olup bitişiğindeki araziler gibi bu arazinin de yıllardan beri müvekkili tarafından kullanıldığını açıklayarak dava konusu yaklaşık 2000 m2'lik yerin keşifle belirlenecek kesin yüzölçümü üzerinden vekil edeni adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.10.2011 havale tarihli delil dilekçesinde dava konusu ettikleri taşınmazın ada ve parsel numarasının 124 ada 3 parsel olduğunu açıklamıştır.
Davalı Hazine'ye, dava dilekçesi yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmesine rağmen Hazine temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; 124 ada 3 parsel sayılı davalı Maliye Hazinesi adına hali arazi vasfı ile tapuda kayıtlı taşınmazın fen bilirkişileri ........ 27.06.2012 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide A harfi ile kırmızı renk ile gösterilen 1620,66 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline, taşınmazın 27.06.2012 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide A harfi ile kırmızı renk ile gösterilen kısmının dava konusu 124 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, bu kısmın 1620,66 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile ........ oğlu 1955 doğumlu ... adına aynı adanın son parsel numarasını takiben verilecek parsel numarası ile tapuya tesciline, 124 ada 3 parsel sayılı taşınmazın aynı ada parsel numarası altında 11109,68 m2 yüzölçümü ve hali arazi vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 124 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 17.06.2008 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sonucunda 12730,24 m2 olarak hali arazi niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar .......
verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini belirlemekten uzak olduğu gibi hüküm vermeye de yeterli bulunmamaktadır. Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenlerine dayanarak tapu siciline tescil isteğinde bulunmuştur. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkündür.
Bir arazinin kullanım süresi ve niteliği ile üzerinde imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için; tapu kaydının oluştuğu 2008 tarihinden 20-30 yıl öncesine ait (1978-1988 arası) stereoskopik hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması ve bu fotoğrafların stereoskopla incelenmesi gerekir...........çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilemeyen bakir alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için gerekli bulunan hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılacak iş; ziraat mühendisi, kadastro fen elemanı, jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan getirtilip stereoskop aletiyle yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yaptırılarak; öncelikle çekişme konusu taşınmaz hava fotoğrafında gösterilmeli, daha sonra bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarımsal amaçlı zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması gerekir. Tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara göre hazırlanan bu uzman bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirilme yapılarak karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilemez. İmar-ihya ve zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleşmiş ise paylı mülkiyet üzere iptal ve tescile karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......