MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; icra takibinin dayanağını oluşturan Hakem Heyeti Kararına karşı yasa yoluna gidilmeden alacaklı asilin 10.07.2012 tarihli sulh, ibra ve feragat beyanına dayalı olarak, karara bağlanan tazminatın tüm fer’ileri ile birlikte 29.600,00 TL olarak mutabık kalınarak, aynı kararda lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin bir kısmı mahsup edilmek sureti ile 11.07.2012 tarihinde, icra emrinin tebliğ tarihinden önce alacaklı asile ödendiğini ve borçlunun ibra edildiğini açıklayarak, icranın geri bırakılmasına ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, icra emrinde talep edilen asıl alacak, asıl alacağa işlemiş faiz ve yargılama gideri yönünden sulh ve ibra sözleşmesi nedeni ile icranın geri bırakılmasına, 3.001,32 TL ilam vekalet ücreti ile icra vekalet ücreti yönünden talebin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili, alacaklı asilin Avukatlık Kanunu'nun 164/son maddesi gereği vekile ait olan ilam ve icra vekalet ücretinden feragatinin hüküm ifade etmeyeceğini ve bu ücretlerin asilin borcu nedeniyle takas edilemeyeceğini belirterek, ilam ve icra vekalet ücreti alacaklarına yönelik talebin reddine, her iki alacak yönünden takibin devamına karar verilmesini savunmuştur.
Dosya arasında bulunan10.07.2012 tarihli alacaklı asil tarafından imzalı “Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesi” başlıklı belgede “Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2011/3537 Esas 2012/657 Karar .sayılı dosya borcunun…..mutabık kalınan iş bu 20.000,00 TL Ankara Anonim Sigorta Şirketinden tam ve eksiksiz alınmış olmakla, Ankara Anonim Sigorta Şirketinden bu dosyalar ile ilgili işlemiş ve işleyecek faiz, vekalet ücreti, masraf, munzam zarar vs başkaca hiçbir talebimiz olmadığını, sulhen tespit edilen miktar dışında başkaca hak ve alacağımızın kalmadığını, Ankara Anonim Sigorta Şirketi’ni fazlaya dair her türlü haklarımızı da kapsar şekilde tamamen, kayıtsız, şartsız ve kesin olarak gayri kabili rücu ibra eylediğimizi beyan, kabul ve tasdik ederiz” yazılı olduğu görülmüştür. Anılan ödeme borçlu tarafından ...Bankası aracılığıyla 11.07.2012 tarihinde alacaklı asile havale yoluyla gerçekleştirilmiştir.
Her ne kadar Avukatlık Kanunu’nun 164/son maddesi “Dava sonunda kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez. haczedilemez.” şeklinde düzenleme içermekte ise de, yukarıda özetlenen sözleşmeye göre; borçlu Tahkim Komisyon Kararına konu borcunu tüm ferileri ile birlikte alacaklı asile ödemiş ve onun tarafından ibra edildiği görülmektedir. İtiraza konu vekalet ücretlerinin, asil tarafından tahsil edilip edilemeyeceği konusundaki ihtilaf vekil ile vekil edeni arasındaki iç ilişkidir. 10.07.2012 tarihli Sulh, İbra ve Feragat Sözleşmesi ilam ve icra vekalet ücretini de kapsar şekilde düzenlendiğinden itirazın tümden kabulü gerekirken, vekalet ücretleri yönünden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenle kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.