MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 9. Aile Mahkemesi'nden verilen 24.10.2011 gün ve 693/981 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, 1984 yılında evlenen tarafların evlilik birliği içinde davacı tarafından satın alınan 7 ada 1 parsel 10 numaralı bağımsız bölümün davalı adına tapuya tescil edildiğini açıklayarak davalı üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 24.10.2011 tarihli yargılama oturumunda vekil edeni ile görüşüp davayı katkı payı davası olarak ıslah edip etmeyeceklerine ilişkin değerlendirme yapıp yazılı beyanda bulunacaklarını bildirmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleşmediğini, dava konusu bağımsız bölümün davalının ilk eşinden intikal eden taşınmazın satımından elde edilen para ile edinildiğini bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mal rejiminden kaynaklanan davalarda ayin istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 07.12.1984 tarihinde evlenmiştir. Eldeki dava ile birlikte 08.06.2011 tarihinde boşanma davası açılmış ise de dosya kapsamına göre boşanma davası henüz sonuçlanmamıştır. Dava konusu 7 ada 1 parsel 10 numaralı bağımsız bölüm 23.01.1987 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir. Taraflar arasındaki mal rejimi TMK 225/2. maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermekte olup mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekir. Somut olayda taraflar arasında devam eden boşanma davası bulunduğu saptanmış olup bu boşanma davasının açılmasıyla davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğmuştur. Bu halde tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve HGK'nun 27.06.2012 tarih 2012/ 8-268 Esas, 2012/ 420 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere boşanma davasının bekletici mesele yapılarak, boşanma davasının olumlu sonuçlanması halinde toplanacak delillere göre bir karar verilmelidir.Öte yandan davacı vekili 24.10.2011 tarihli oturumda tapu iptali ve tescile ilişkin isteği katkı payı alacağı olarak ıslah edip etmeyeceği hususunda vekil edeni ile görüşüp yazılı beyanda bulunacağını bildirmiştir. Davacı vekilinin bu isteği HMK'nın 181. maddesinde ıslah isteği olarak kabul edilerek davacı vekiline, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilip, süresi içinde ıslah edilmesi halinde, yargılamaya ıslah edilmiş haliyle devam edilip toplanacak delillere göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde usul ekonomisi ilkesi göz ardı edilerek hüküm kurulması da doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 18,40 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy