MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 08.11.2012 gün ve 353/544 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde 1997 yılında evlenen davacı ve davalı arasında boşanma davasının halen sürmekte olduğunu, tapuda davalı adına 26.06.2003 tarihinde tescil edilen 2094 ada 10 parsel 13 numaralı bağımsız bölümün edinilmesinde davacıya düğünde takılan bilezikler ve diğer ziynet eşyalarının kullanıldığını açıklayarak taşınmaz 01.01.2002 tarihinden sonra edinildiğinden taşınmazın tapusunun iptali ile 1/2 payın davacı adına tesciline mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değerinin yarısı olan 20.000 TL nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; taşınmazın davalının babasının kooperatif üyeliği sonucunda edinildiğini, taşınmazın edinilmesinde davacının bir katkısı bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının ziynetleri ile taşınmazın edinilmesine katkı ispatlanmadığından değer artış payı isteğinin reddine ve 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen taşınmazın kişisel mal olduğu ispatlanmadığından 20.000 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 20.03.1997 tarihinde evlenmişler, 2009 yılında açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 06.08.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 12.03.2009 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.Dosya kapsamı ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre; davacı vekillerinin talebi taşınmaz üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gereklidir. Ancak bu hesaplamanın yapılabilmesi için öncelikle davaya konu malın edinilmiş mal olması gereklidir. TMK'nun 222. maddesine göre bir eşin bütün malları aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere karinenin aksinin ispatı mümkündür. Somut olayda dava konusu 2094 ada 10 parsel 13 numaralı bağımsız bölüm ferdileşme yoluyla 26.06.2003 tarihinde davalı adına tescil edilmiş ise de, dosya içinde bulunan kooperatif belgelerinden kooperatif üyeliğinin 25.06.1998 tarihinde davalının babası ... adına oluştuğu, kooperatifin 1999, 2000, 2001 ve 2002 tarihli genel kurullarına davalının babasının katıldığı, 22.08.2002 tarihinde kooperatif üyeliğinin babası tarafından davalıya devredildiği ve davalının genel kurula ilk defa, kura çekiminin yapıldığı 2003 yılında katıldığı saptanmıştır. Dinlenen tanıklardan kooperatifin tasfiyesine kadar başkanlığını yapan ..., kooperatifin kuruluşundan sonra davalının babasının üye olduğunu, aidatlar ve ara ödemelerin tamamının ... tarafından yapıldığını, ancak kura aşamasında ... dairenin oğlu ... adına yapılmasını istediğinden, ...'in üyelikten çıkarılıp taşınmazın tapuda davalı ... adına tescil edildiğini bildirmiştir. Kooperatife girişte yapılan ödemeye ilişkin makbuz, 1999, 2000, 2001, 2002 yıllarına ait genel kurul hazirun cetveli ve somut verilere dayalı tanık beyanından, her ne kadar evlilik birliği içinde 2003 yılında davalıya teslim edilmişse de, taşınmazın davalının babasının hibesi sonucu karşılıksız kazanma yoluyla elde edildiğinin kabulü gereklidir. Bu halde TMK'nın 222. maddesindeki edinilmiş mal karinesinin aksi ispatlandığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4.(HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy