MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mirasın hükmen reddi
... ve müşterekleri ile Hazine ve ihbar olunan ... aralarındaki mirasın hükmen reddi davasının kabulüne dair ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.10.2012 gün ve 62/537 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, miras bırakan ...’in 04.08.2000 tarihinde öldüğünü, terekesinin açıkça borca batık olduğunu açıklayarak mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı Hazine vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, önceki kararda terekenin açıkça borca batık olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile mirasın hükmen reddine karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yüksek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nce; ölüm tarihi itibarı ile terekenin borç miktarı ile terekeye ait taşınır ve taşınmaz mal varlığının araştırılması ondan sonra bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozma sevk edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden davanın kabulüne, müteveffanın Vergi Dairesi'ne 10.611 TL borcu bulunduğu, terekeye ait mal varlığına rastlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, miras bırakan Ayten Söyler’in terekesi borca batık olduğundan mirasın hükmen reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Toplanan deliller ve dosya kapsamından; davanın miras bırakanın ölüm tarihindeki terekesinin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen (kendiliğinden) reddedilmiş sayılmasına (MK. m. 605/2) ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu maddeye dayanılarak istekte bulunulabilmesi için terekenin açıkça borca batık olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, bozmaya uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin davalarında, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde; terekenin borca batık olup olmadığı, miras bırakanın mal varlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, vergi daireleri, belediyeler, Tapu Müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, zabıta marifetiyle de araştırılarak, aktif mal varlığı ile takibe konu vergi borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar üzerinde gereği gibi durulmadan terekenin mal varlığı bulunmadığı görüşünden hareketle takip miktarı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.