MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Mirasın gerçek reddi
... ve müşterekleri aralarındaki mirasın gerçek reddi davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.12.2012 gün ve 702/800 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; miras bırakan ...’ın 10.09.2012 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ... ve ...’ın kaldığını, mirasçılardan ..., ... ve ...’ün mirasın reddi istemiyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurduğunu, anılan mahkemenin 05.10.2012 tarih ve 2012/614 Esas sayılı hükmü ile mirasın reddi isteminin tespitine, bunun ilgili kütüğe tesciline karar verildiğini, bu defa murisin kızları ... ile ...’ün alt soyları olan ..., ..., ve ...’ün mirası kayıtsız şartsız reddettiklerini açıklayarak vekil edenlerinin muris ...’dan kendilerine intikal eden mirası kayıtsız şartsız reddettiklerinin tespitine ve bunun ilgili kütüğe tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacıların mirasçı sıfatlarının bulunmaması nedeniyle açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK'nun 605 ve devamı maddeleri gereğince açılan mirasın reddi istemine ilişkindir.
Miras bırakan ... 10.09.2012 tarihinde ölmüş, geride yasal mirasçı olarak eşi ... ile ..., ... ve ...isimli üç çocuğu kalmıştır. Yasal mirasçılardan ..., ... ve ... mirası kayıtsız şartsız olarak reddetmiş, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 05.10.2012 gün ve 2012/614-655 Esas ve Karar sayılı hükmü ile reddin tespit ve özel kütüğüne tesciline karar verilmiştir. TMK'nun 611/1 maddesine göre “Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.” Aynı Yasa'nın 608/son maddesine göre ise “Red sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara
geçerse; bunlar için red süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.” Dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarına göre davacılar ..., ..., ve ... mirası reddeden ... ve ...’in alt soyudur. ... ve ... mirası reddetmekle, mirasın açıldığı andan geçerli olacak şekilde mirasçılık sıfatını kaybetmiş, onların payı miras bırakanın vefatında kendileri hayatta değilmiş gibi, miras açıldığı andan geçerli olacak şekilde kendi alt soylarına intikal etmiştir. Bu bakımdan davacılar “yasal mirasçılık” sıfatını almış ve mirasa hak sahibi olmuştur. Bu husus gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yakın mirasçılar ... ve ...’ün mirası reddettiklerinin tespitine ilişkin hükmün, karar tarihi olan 05.10.2012 tarihinden önce alınan ve ... 5. Noterliği'nce düzenlenen 24.09.2012 tarihli veraset ilamı esas alınarak davacıların mirasçılık sıfatının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.