MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma alacağı, katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı ile katkı payı alacağı davasının kabulüne dair ... 3. Aile Mahkemesi'nden verilen 13.11.2012 gün ve 263/991 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davacı ve davalının evli iken boşandıklarını, evlilik birliği içinde davalı adına tescil edilen ve 15.000 DM'ye alınan 6763 ada 1 parsel 3 numaralı bağımsız bölümün (eski 4479 ada 3 parsel) satın alma bedelinin 4.000 DM'nin davacıya ait 20 adet bileziğin ve 1.000 DM'nin davacının annesine ait takıların satımından elde edilen para ve 8.000 DM'nin ise davacının babası tarafından verilen para ile karşılandığını açıklayarak 48.000 TL katkı payı alacağı ve 2009 yılında edinilen ... plaka sayılı araca ilişkin 6.000 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taşınmazın davalının ağabeyinin yardımı ile alındığını, ödemelerin daha sonra azar azar yapıldığını ve aracın davalının abisine ait olduğunu bildirmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 6763 ada1 parsel 3 nolu bağımsız bölümün edinilmesinde davacı kadının katkısını ispatlayamadığından katkı payı alacağı talebinin reddine ve araç yönünden kabulü ile 2.900 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; hükmün redde ilişkin bölümü davacı vekili, kabule ilişkin bölümü davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 01.08.1997 tarihinde evlenmişler 25.06.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 07.02.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 25.06.2010 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, edinilmiş mal niteliğindeki aracın karar tarihine en yakın değerine, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün katılma alacağına ilişkinin kısmının ONANMASINA,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacının katkı payına ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 6763 ada 1 parsel 3 nolu bağımsız bölüm 29.01.2001 tarihinde edinilmiştir. Bu haliyle dava, Mülga 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde taraflarca edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir. Davacı 15.000 DM' ye edinildiği saptanan taşınmazın satın alma bedelinin 13.000 DM'sinin kendisi ve annesine ait ziynet eşyalarının satımından elde edilen ve babası tarafından hibe edilen para ile karşılandığını iddia etmiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulunmuşken davalı tanıkları ise aksi yönde davalının savunmasını destekler mahiyette beyanda bulunmuşlardır. Beyanlar arasındaki çelişki nedeniyle davacı tanıklarının soyut anlatımlarına değer vermek mümkün değilse de, davacı vekilinin dava dilekçesinde her türlü yasal delil demek suretiyle yemin deliline de dayandığının kabulü gereklidir.
Bu halde mahkemece yapılacak iş, HMK 225 ve devamı maddeleri gereğince taşınmazın edinilmesinde davacı, anne ve babasının ziynet bedeli ve Alman Markı ile katkıda bulundukları hususunda davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalı, davalının katkıda bulunulmadığına dair yemin etmesi halinde şimdiki gibi davanın reddine, davalının yemin etmekten kaçınması halinde ise davacının 15.000 Alman Markı'na edinilen taşınmazın satın alma bedelinin 13.000 ... Markı'nı kişisel malından karşıladığı kabul edilerek, taşınmazın edinilmesindeki katkı oranı ile dava tarihindeki değer çarpılmak suretiyle belirlenecek miktara katkı payı alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 173,79 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.