MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ve ... aralarındaki katılma alacağı ve katkı payı alacağı davasının reddine dair ... 6. Aile Mahkemesi'nden verilen 17.12.2012 gün ve 469/1172 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ve davalı arasındaki boşanma davasının 12.07.2011 tarihinde kesinleştiğini, davalı adına kayıtlı bulunan 6241 ada 8 parsel, 3 nolu bağımsız bölüm, 393 ada 1 parsel 6 nolu bağımsız bölüm,...plaka sayılı araç ile bir adet yatın bir kısmının 2002 yılından önce ve bir kısmının bu yıldan sonra edinildiğini, davalının işlettiği ... işletmesi ile fast food işletmesinin bulunduğunu, ayrıca davalının halen ... emeklisi olup emekli maaşı aldığını açıklayarak davacının malvarlığı değerinin bilirkişi vasıtası ile tespit edilerek 1/2 sine mahsuben fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili 6241 ada 8 parsel 3 nolu bağımsız bölümün davalının babasından alınan 102.000 TL borç ile alındığını, boşanma davasının açılmasından sonra babasının davalı hakkında icra takibi başlatarak evin tahsili amacıyla evi devraldığını, 393 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1992 yılında edinildiğini, bu taşınmazın edinilmesinde davacının katkısının olmadığını, ... plaka sayılı aracın 17.06.2011 tarihinde davacının rızası ile satıldığını, elde edilen para ile davacının vekalet ücreti ve müşterek çocuğun kurs masrafının ödendiğini, dava konusu yatın ... ...'a ait olup ticari problemleri nedeniyle davalı adına tescil edildiğini ve 2007 yılında da elden çıkarıldığını, adi ortaklık şeklinde girdiği ... işletmesinin kar elde etmemesi nedeniyle davalının 2007 yılında ortaklıktan ayrıldığını,...işininde 01.05.2008 tarihinde başlayıp zarar nedeniyle 31.12.2010 tarihinde kapatıldığını, davalının Türkiye tarihinde herhangi bir çalışması bulunmadığından annesinin yurt dışındaki çalışması nedeniyle ödediği toplu ödeme sonucu ... emeklisi olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece TMK 166/3 maddesine göre anlaşmalı olarak boşanan taraflar arasında düzenlenen protokol ve davacının 12.07.2011 tarihli yargılama oturumundaki katkı payı istemediğine ilişkin beyanı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 13.08.1987 tarihinde evlenmişler, 01.04.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 12.07.2011 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 01.04.2010 tarihine kadar 4722 sayılı Kanun'un 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava konusu 393 ada 1 parselin edinme tarihine göre davacının isteği bu taşınmaz bakımından 743 sayılı TKM'nin (Mülga) 170. maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağı, 6241 ada 8 parsel 3 nolu bağımsız bölüm, ... plakalı araç, ... adlı yat ile ..., ... işletmeleri ve emekli maaşı yönünden 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağına ilişkindir.
4721 sayılı TMK'nun 166/ 3. maddesine dayalı olarak açılan boşanma davalarında evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu halde hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek protokolü uygun bulması şarttır. Düzenlemedeki mali sonuçlar üzerinde anlaşma şartı TMK'nun 174. maddesinde düzenlenen boşanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, 175.maddedeki yoksulluk nafakası ve 182. maddesindeki iştirak nafakası talep haklarına ilişkin olup kural olarak mal varlığının tasfiyesini içermez. Ancak tarafların boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemeler yapması suretiyle de tasfiye mümkündür.
Somut olayda; davacı ile davalı tarafından düzenlenen ve müşterek olarak imza altına alınan 12.07.2011 tarihli protokolün 4. maddesi ''taraflar müşterek ev eşyalarını bölüşmüşlerdir. Tarafların menkul ve gayrimenkul malvarlığı bulunmamaktadır'' şeklinde kaleme alınmış ve aynı tarihli yargılama oturumunda davacı ''evlliliğimiz temelden sarsılmıştır. ... ile boşanmak istiyorum, mahkemece yapılan uyarıları anladım ve davalıdan hiç bir tazminat, katkı payından doğacak alacak, yargılama masrafı talep etmiyorum...'' biçiminde beyanda bulunmuştur. Tarafların bu anlaşması mahkeme tarafından tasdik edilmiştir. Protokole yönelik yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının boşanmanın fer'ilerinden olan maddi, manevi tazminat, yoksulluk nafakası vb yanında 743 sayılı TKM'nun (Mülga) 170.maddesi gereğince eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen maldan kaynaklanan katkı payı alacağından da feragat ettiği, buna karşılık 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan katılma alacağından feragat ettiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı sabittir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin bulunması halinde geçerli olabilmesi için düzenlemenin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde açık olması başka bir deyişle taraflar ve mahkemenin tasfiyeye tabi tutulan malvarlığını duraksama oluşmadan belirleyebilmesi gereklidir. Bu şartları karşılamayan anlaşmalı boşanma protokolünün 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen taşınmazları kapsadığı kabul edilemez.
Taraflar arasında düzenlenen boşanma protokolü ve davacının mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanlarına, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin 08.12.1998 tarihinde edinilen 393 ada 1 parselden kaynaklanan katkı payı alacağına ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davacı vekilinin diğer taşınmaz ve malvarlığına ilişkin temyiz itirazlarına gelince, yukarıda açıklandığı üzere davacının isteği 4721 sayılı TMK'nun 202 ve devam maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK'nun 219, 229, 230, 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağına ilişkin olduğu ve bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m.235/1) katılma alacağı belirlenmesi gerektiği gözönünde tutularak tarafların bildirdiği deliller toplanıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy